çalışma ekonomisi ünite 5-6 ders notları

Ünite 5
REKABETÇİ PİYASALARDA EMEK PİYASASI DENGESİ
1) Tam rekabet piyasasında tek ücret kanunu 
Tam rekabetçi emek piyasası : işlerin ve işgücünün homojen ve çok sayıda olduğu şeffaflık ve emek hareketlilğinin tam olduğu sendikaların olmadığı bir emek piyasasıdır. Gerçek hayatta tüm özellikleri ile gözlenebilen piyasa değildir.
Tam rekabetçi emek piyasasının varsayımları
1. firmalar karlarını, işçiler ise faydalarını azamileştirmeye çalışırlar.
2. piyasa şeffaftır. Firmalra ve işçiler piyasadaki işler ve ücretler hakkında tam bilgiye sahiptir.
3. piyasada homojenite vardır. İşçiler beceri ve verimlilik bakımından, işler ise ücret dışı gelirler ve çalışma şartları bakımından homojendir.
4. çok sayıda işçi ve işveren vardır. Sendika yoktur.
5. bütün işler içilerin rekabetine açıktır. Mobilite (emek hareketliliği ) maliyetsizdir.
Denge ücreti : emek arz ve talebini eşitleyen ücrettir. Bu ücret düzeyine razı olup çalışmak isteyen herkes işveren tarafından talep edileceği için piyasada işsizlik olmaz. İşsizliğin olmadığı bu ücret düzeyine piyasayı temizleyen ücret de denir.
*-*Denge altındaki ücret talep fazlasını oluşturur.
2) Tam rekabetçi alt piyasalarda dengeleme
Tek ücret kanunu : tam rekabet piyasalarında kısa dönemde denge ücretinden sapmalar olsa bile , uzun dönemde arz ve talep güçleri piyasayı tekrar denge ücretine getirecektir
3) Piyasa dengesinde değişmeler
İş piyasalarının başlıca görevi işgücünün etkin dağılımını sağlamaktır
a) Talep fazlası : emek arz veya talep eğrilerindeki kaymaya bağlı olarak veri ücret düzeyinde emek talep miktarının emek arz miktarından fazla olmasıdır.
i. Emek arzı sabitken emek talebinin artması : talep fazlası oluşur , yüksek ücret ve yüksek istihdam vardır.
ii. Emek talebi sabitken emek arzının azalması : talep fazlası oluşur , yüksek ücret ve düşük istihdam vardır.

b) arz fazlası : veri ücret düzeyinde emek arz miktarının emek talep miktarından fazla olmasıdır .
i. emek talebi sabitken emek arzının artması : arz fazlası oluşur,düşük ücret ve yüksek istihdam vardır.
ii. Emek arzı sabitken emek talebinin azalması: arz fazlası oluşur , düşük ücret ve düşük istihdam vardır.
4) ücret rijitliği (katılığı ) : parasal ücretlerin sendikalar, toplu sözleşme düzeni veya işverenden kaynaklanan sebeplerle azalamamasıdır.
Ücret azalma yönünde yapışkan iken , piyasada arz fazlası oluştuğunda bozulan dengeye yeniden ulaşılması 2 unsura bağlıdır:
a. nisbi ücretler
b. faktör hareketliliği

5) tam rekabetçi bir firma için ücret ve istihdam düzeylerinin belirlenmesi
*-*emek talebi de marjinal ürün geliri(MRP) ve aynı zamanda marjinal ürün değerine (VMP)eşittir.
Marjinal ürün değeri (VMP) : ilave işçinin istihdam edilmesi ile para birimi cinsinden toplumun sağladığı ekstra üretimi gösterir.
VMP =Son birim işçinin verimliliği x ürün fiyatı
Marjinal ürün geliri (MRP) : ilave işçinin istihdamı ile firmanın para cinsinden sağladığı ekstra üretimi gösterir.
MRP= son işçinin verimliliği x firmanın marjinal geliri
*-* firmanın kaç kişi çalıştıracağı emek arz ve emek talebinin kesiştiği noktada belirlenir.

TEKELCİ BİR FİRMA İÇİN PİYASA DENGESİ 

*-*Emek piyasasında tam rekabetçi, ürün piyasasında tekel olan bir firmanın emek arz eğrisi tam rekabetçi firmanın emek arz eğrisi ile aynıdır. Ancak emek talep eğrisi tam rekabetçi firmanın talep eğrisinin daha solunda ve daha diktir.
*-*Bu farklılığın nedeni : tam rekabetçi bir firmada marjinal gelir malın fiyatına eşitken tekelcide marjinal gelir fiyattan düşüktür. Tekelcilerde tek firma olduğu için bu firmanın ürününe olan talep eğrisi aynı zamanda talep eğrisidir.
*-*Marjinal gelir fiyata eşit olamazzz… 
*-*Eğrinin daha dik olması ise : ücret değişmelerine karşı tekelcinin tamdan daha duyarlı olduğunu gösterir
*-* Tamlara göre daha az sayıda işçi çalıştırılır.
OLİGOPOLCÜ BİR FİRMA İÇİN PİYASA DENGESİ 
1)Endüstrideki üretimin büyük bir kısmının az sayıda firma tarafından yapıldığı bir piyasa türüdür.
2)Gerçek hayatta sık rastalanılan bir piyasa türüdür.
3)Firmaların üretim,satış, yatırım ve reklam planlarında karşılıklı bağımlılık vardır.
4)Firmalardan birisinin atacağı adımlar diğer firmaların misilleme yapmalarına neden olur.
5)Firmanın emek arz eğrisi belirli bir istihdam düzeyine kadar yatay eksene paralel daha sonra pozitif eğimlidir.
6)Arz eğrisinin pozitif kısmının enekliği firmaların rakiplerinden eleman transfer etme çabalarına, rakip firmaların işgücünü korumak veya istihdam düzeyini yükseltmek için ücreti ne kadar yükselteceğine bağlıdır.
Ünite 6
Sefalet ücretleri yada daha çok düşük ücretler:
1) Toplumda sosyal barışı tehlikeye sokar.
2) Huzursuzluk yaratır
3) İşçiyi olumsuz etkiler
4) Verimlilik ve ekonominin gelişme hızı düşer.
5) Tüketicisi olmayan malların üretimi ekonomik bunalım yaratır.
Verimliliğin üzerine çıkmış ücretler :
1) İşsizlik yaratır.
2) Tam istihdama ulaşılan ülkelerde ekonomik istikrarı tehlikeye sokar
3) Enflasyona yol açar
4) Sürekli bir gelişmenin olanaklarını kısar
5) Sosyal adaletsizliklere neden olur.
Ücret : ekonomik anlamı ile mal ve hizmet üretiminde harcanan insan emeğinin karşılığı yani emeğin fiyatıdır.
Ücret haddi : (oranı )belirli bir üretim yada zaman birimi başına emeğe ödenen ücrettir. İşçilik maliyetinin hesaplanmasında işveren için önemlidir.
Ücret geliri : iş süresi ile ücret haddinin çarpımıdır. Ancak bu gelire prim ikramiye fazla çalışma ücreti gibi ücret ekleride dahildir.
Brüt ücret : işveren tarafından işçiye ödenen ücrettir. Yani işçi için işletmenin kasasından çıkan ücrettir. İşverenler için önemli olan brüt ücrettir.
Net ücret : işletme tarafından belirli bir dönem için ödenen ücret gelirlerinden vergi ve sosyl sigorta primleri gibi kesintiler yapıldıktan sonra işçinin eline geçen ücrettir. Yani işçinin cebine giren paradır.
Parasal (nominal ) ücret : işçinin eline geçen parasal değerdir. İşveren açısından önemli olan bir ücrettir.
Gerçek (reel ) ücret : ücretin satın alma gücüdür. Belli bir dönemdeki reel ücret o dönemdeki parasal ücretin tüketici fiyat indeksine bölünmesiyle bulunur.
Asgari ücret : bir yandan işçiye sosyal bakımdan uygun asgari bir yaşam düzeyi sağlamaya elverişli olan diğer yandan işverenleri daha düşük ücret ödemekten alıkoyan zorunlu niteliği olan bir ücrettir.
ÜCRET TEORİLERİ
I. KLASİK ÜCRET TEORİLERİ(19, YY ÜCRET TEORİLERİ)
1) Doğal Ücret Teorisi
2) Ücret fonu teorisi
3) Artık değer teorisi
II. MODERN ÜCRET TEORİLERİ (20, YY ÜCRET TEORİLERİ)
1) Marjinal verimlilik teorisi
2) Pazarlık teorisi
3) Satın alma gücü teorisi
4) Etkin ücret teorileri

I. KLASİK ÜCRET TEORİLERİ (19, YY ÜCRET TEORİLERİ)
1) Doğal ücret teorisi: cantilion, turgot ve smith tarafından ortaya konup Ricardo tarafından geliştirilmiştir. Bu teoriye göre ücret: bir işçinin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan tüketim mallarını sağlamaya yeten ve işçiye emeğinin karşılığı olarak verilen para ve maldır. Doğal ücret teorisinde genel ücret düzeyini belirleyen temel düşünce malthusun nüfus teorisidir. Buna göre kısa dönemde piyasa ücrete geçici olarak doğal ücret düzeyinin altında ya da üstünde olabilir. Ancak uzun dönemde piyasa ücreti ve doğal ücret aynı noktada buluşur.
Doğal ücret teorisine yöneltilen eleştiriler
1) Teori maltushun nüfus teorisine dayandırılmıştır. Oysa ki gıda maddelerindeki artışın nüfus artış hızının gerisinde olduğunu ileri süren malthusun teorisi gerçekleşmemiştir.
2) Teori evlenme ve doğumların gelirle orantılı olarak artıp azalacağını ön görmüştür. Ancak refah düzeyi arttıkça doğum oranları azalmıştır.
3) 20. yy da batı ekonomilerindeki nüfus artışıyla ortaya çıkan gerçek ücret artışlarını açıklayamamıştır.

2) ücret fonu teorisi: j.s. mill tarafından ortaya atılmıştır. Buna göre ücret düzeyini iş gücü hacmi ile ücretlendirilmesine ayrılan ve değişmeyen fon arasındaki ilişki belirler.
Ücretlerin ödenmesine ayrılan fon
Ücret düzeyi= _______________________________________
İşçi sayısı

W = F / N
Bu teoriye yöneltilen eleştiriler:
a) Belirli bir zaman da ücretleri ödemek için mevcut para miktarı ve iş gücü hacmi sabit kabul edilemez.
b) Ücret fonu ve iş gücü hacmi belli sınırlar içinde esnektir.

3) artık değer teorisi: karl marx tarafından ortaya atılmıştır. Buna göre işçi iş veren tarafından sömürülür. Ve ürettiği değerin karşılığı olan ücret kendisine tam olarak verilmez. Bir kısmına el konulur.

Artık değer = emeğin yeniden üretimi için gerekli olan değer ile emeğin yarattığı toplam değer arasındaki farktır.
Emeğin kullanım değeri = emeğin fiilen çalıştığı süre içinde ürettiği değerdir.
Emeğin değişim değeri = emeğin kendini yeniden üretebilmesi için satın alabileceği malların değerine eşittir.
*-* iş günü zamanının uzaması mutlak olarak artık değeri arttırır. Nisbi artık değer artışı ise iş gücü veriminin artışına bağlıdır.
Yedek işsizler ordusu: piyasa da sürekli olarak emek arzını talebin üzerinde tutmak da ve bu da asgari geçim düzeyinde bir istihdamı olanaklı kılmaktadır. Yani emek arzı talebin üzerinde olduğundan ücretler yükselmemektedir.
*-*malthusun teorisini kabul etmez ücretlerin uzun dönemde asgari geçim düzeyine aşamayacağını savunur.
Bu teoriye yöneltilen eleştiri ücretlerin asgari geçim düzeyine geçemeyeceğini savunan klasiklerin doğal ücret teorisine dayanmış olmasıdır.
II. Modern ücret teorileri (20, yy ücret teorileri)
1) Marjinal verimlilik teorisi: Belirli bir istihdam düzeyinde ücretlerin çıkabileceği en yüksek düzeyi yani tabanı belirtir. Bu taban verimliliğe bağlıdır. Ve verimlilik artmadığı sürece ücret düzeyi de artmaz.
Marjinal verimlilik teorisinin var sayımları:
a) İş verenler ilave emek birimlerini gerektirecek olası verimlilik artışını peşinen ölçebilirler.
b) İş verenler arasında emek temini konusunda tam ve mutlak bir rekabet vardır. Eğer bu olmazsa emeğe verimliliğin altında ücret ödenir.
c) İşçiler marjinal verimliliğinin ne olduğunu bilirler.
d) İşçiler arasında piyasa da tam ve mutlak bir rekabet vardır.
e) Emek ve sermayenin hareketliliği tamdır.
f) Bütün işçiler iş bulabilir ve istihdam edilebilirler.
g) Sermayenin tamamı kullanılır

Marinal emeklilik teorisine yöneltilen eleştiriler
1. marjinal verimliliğin ölçülmesini sorunu vardır.
2. firmaların her zaman kar max. Dur
3. teorinin kabul ettiği sermeye emek ikamesi her üretim alanında geçerli olmadığından bazen emeğin marjinal ürün eğirisi çizilemez.
4. ücretler ve verimlilik arasında bu teoride ön görülmeyen bir koralasyon vardır.
2) pazarlık teorisi: işçi ve iş veren arasında pazarlık sonucu belirlenir. Ücretlerin en düşük ve en yüksek limitleri vardır. İşçiler en yüksek iş verenler en düşük limitten pazarlığı başlatır. İş verenin ödemeye razı olabileceği en yüksek ücret düzeyi işletmenin kazanç düzeyine rekabet gücüne emek maliyetlerinin çok yükselmesi durumunda ortaya çıkabilecek satış kayıplarının büyüklüğüne bağlıdır. En düşük ücret düzeyi ise işçilerin yaşam standartlarının düşürülmesi karşısında göstereceği direncin gücüne sendikaların gücüne ve grevfonlarının büyüklüğüne bağlıdır.
3) Satın alma gücü teorisi: artan ücretler her zaman üretimde bir artış meydana getirmelidir. Üretim devamlılığı üretilen mal ve hizmetleri satın alma gücüne sahip birimlerin talebine bağlıdır.
4) Etkin ücret teorileri: işçilere piyasa ücretinin üzerinde bir ücret verilmesi durumunda emek verimliliği artar.
Etkin ücret teorileri :
1. beslenme teorisi: iyi ücret alan işçi iyi beslenir. Sağlıklı işçi daha verimlidir. Denge ücret düzeyinin üstünde ücret alır. Az gelişmiş ülkeler içindir.
2. işçi devri teorisi: yüksek ücretler işçi devrini düşürür. .gelişmiş ülkelerde görülür.
3. seçim teorisi: denge ücret düzeyinin üstünde ücret öderse daha nitelikli işçilere istihdam eder. Bu da iş yerinde ki verimliliği arttırır. Yüksek ücretler işçilere daha iyi çalışmak konusunda motive eder.

Bir önceki yazımız olan Devlet Bütçesi Arasınav ders notları başlıklı makalemizde Açıköğretim, açıköğretim dersleri ve aof dersleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Incoming search terms:

idobüs
dekorasyon yeni mobilya modelleri ido Mobilya Modelleri Ve Fiyatı sgk sorgulama aöf