çalışma ekonomisi ünite 7-8 ders notları

Ünite 7
Ücretler konusunda teori-pratik uyuşmazlığın nedeni teorinin yanlışlığı değil var sayımlarının gerçek hayatta gözlenmeyeşidir. Örneğin:
a) İşçiler birbirinden farklıdır. Yani homojen değildir.
b) İşçiler aynı özellikleri taşımaz.
c) Emek piyasasının işleyişinde aksaklıklar vardır.
d) İşçiler ücret farklılıklarından haberleri olmayabilirler.
e) İşçiler ücret farklılıklarının bilse bile mobilite kolay ve maliyatsiz değildir. Dolayısıyla ücretlerin yüksek olduğu piyasaya girip ücreti dengeleyemezler.
Tüm bu nedenler piyasalar arasında ücret farklılıkları ortaya koymuştur.

Ücret farklılıklarının nedenleri:
I. İşlerin heterojenliği
1) Telafi edici ücret farklılıkları ( TEÜF)
2) İşlerin beceri gereklerinin farklı olması
3) Etkin ücret ödemeleri
4) Diğer iş veya iş veren heterojenlikleri
a) Sendika üyeliği
b) Firma ölçeği
c) İş verenin ayırım yapma eğilimi
II. İşçilerin heterojenliği
1) Bireysel tercihlerin farklılığı
2) Beşeri sermaye farklılığı
III. İş piyasası aksaklıkları
1) Bilgi eksikliği
2) Emek hareketliliğini engelleyen unsurlar

I. İşlerin heterojenliği
1) TEÜF = işlerin altarnatif işlerle olmayan istenmeyen özelliklerini tazmin etmek amacıyla işçilere yapılan fazladan ödemelerdir. Eşitleyici ücret farklılığı da denir. Emek arzına bağlıdır. Ve zaman içinde sürekliliğini korumayabilir. TEÜF nin uygulanabilmesi için işçilerin işin özelliklerine ilişkin bilgi sahibi olmaları gerekir.
TEÜF ün uygulama nedenleri:
a) Ölüm ve yaranlanma riski
b) İşin yapıldığı yer
c) Gelir düzenliliği
d) İşlerin prestijlerinin farklı olması
e) İşçinin işin yapılışında ne derece insafiyete sahip olmaları
f) İşin güven gerektirmesi
g) Firma tarafından sağlanan beşeri sermaye veya iş yerinde eğitim
h) Yan ödemeler

2) işlerin beceri gereklerinin farklı olması: meslekler farklı beceri düzeyi gerektirir.
3) etkin ücret ödemeleri: en nitelikli işçileri seçme imkanıdır. Ona göre ücret farklılığı ödenir.
4) diğer iş veya iş veren heterojenlikleri
a) Sendika üyeliği: benzeri işleri yapan iki işçiden birinin sendika üyesi olması diğerinin aleyhine bir ücret farklılığı yaratır.
b) Firma ölçeği: yüksek ücretler büyük firmalar tarafından ödenir.

Ücretli ile firma ölçeği arasındaki pozitif ilişkinin nedenleri:
1) Büyük firmalarda emek verimliliğinin yüksek olması nedeniyle yüksek ücret ödenir.
2) Büyük firmalarda sendikalaşmanın olması
3) Büyük firmaların metropolitan alanlarda kullanılması
4) Büyük firmalarda iş gücünün denetlemenin güç ve maliyetli olması

c) İş verenin ayırım yapma eğilimi: kadınlar gençler yaşlılar göçmen işçiler gb grupların verimli olmadığının düşünülmesi

II. İşçilerin heterojenliği
1) Bireysel tercihlerin farklılığı: kişilerin, işlerin özelliklerine yönelik bakış açıları farklıdır.
2) Beşeri sermaye farklılığı: Emek piyasalarında birbirleri ile rekabet edemeyen gruplar 2 nedenle ortaya çıkar;
a. Bireylerin sahip olduğu eğitimin miktarı ve kalitesi farklıdır
b. Kişiler farklı öğrenme ve uygulama yeteneklerine sahiptir

III. İş piyasası aksaklıkları
1. bilgi eksiklikleri:
dolaylı maliyet : işsizin o ana kadar bulabildiği işte çalışıyor olmaktansa iş aramaya devam etmesinin bedelidir. Ve reddedilen işin ücretine eşittir.
2. emek hareketliliğini etkileyen unsurlar:

Ünite 8
BEŞERİ SERMAYE TEORİSİ VE RESMİ EĞİTİM
Klasik iktisatçılardan Adam smith 1776 yayınladığı “ulusların zenginliği” adlı kitabında “eğitimin getirisinin sermaye yatırımının getirisinden az olmaması” gerektiğini ortaya koymuştur. Bundan sonra T. Schultz, J. Mincer, G. Becker gb iktisatçılarda smith i destekleyerek beşeri sermaye teorisini geliştirmişlerdir.
Teori; eğitimin verimliliği ve buna bağlı olarak geliri arttırdığını savunur.
Yatırım: yapıldığı muhasebe döneminin ötesinde gelir akımı sağlayan harcamalardır.
Beşeri sermaye yatırımı: resmi eğitim, iş yerinde eğitim, sağlık hizmeti göç ve iş arama gb faaliyetlerden oluşur.
Bir toplumun toplam serveti beşeri ve beşeri olmayan sermayenin toplamıdır.
Beşeri olmayan servet: arazi bina ve makine stoğudur.
1) Eğitim yatırımından beklenen getiri
a. Daha yüksek gelir sahibi olmak
b. Daha iyi bir iş tadmini sağlamak
c. Daha çekici istihdam olanakları
d. Daha yüksek stadü
e. Sosyal prestij
Eğitim yatırımlarının yarattığı 3 maliyet
a. Doğrudan maliyet: harçlar, kitaplar ve diğer malzemeler için yapılan harcamalar ( cüzdanda yapılan maliyet)
b. Fırsat maliyeti: toplam eğitim maliyetinin %75 ini oluşturur
c. Piskolojik maliyet: eğitim güç ve sıkıcı olarak nitelendirilir.

2) yaş gelir profilleri: bireyin eğitim yatırımı yapıp yapmayacağı kararı maliyetlere oranla faydanın büyüklüğüne bağlıdır.

Yakalanma noktası: üniversite eğitimi sonrasında emek piyasasında çalışmaya başlayan bir kimsenin liseden sonra doğrudan emek piyasasına giren diğerinin gelir seviyesini yakaladığı noktadır.
3) eğitim yatırım kararı
bugün ki değer: gelecek dönemlerde elde edilecek gelir ve maliyetlerin bir iskonto olayı ile iskonto edilmesidir.
Eğitim yatırım kararı 2 farklı yöntemle alınır:
1.
• eğitim yatırımının net bugün ki değeri > 0  yatırım kararı rasyoneldir
• eğitim yatırımının net bugün ki değeri < 0  yatırım karlı değildir.
2.
• İçsel getiri oranının hesaplanmasıdır. İçsel getiri oranı: alternatif iki beşeri sermaye yatırımının gelir akımlarının net bugün ki değerlerini birbirine eşitleyen iskonto oranıdır.
• İçsel geştiri oranı = piyasa faiz oranı net bugün ki değer = 0bu durumda birey yatırım yapıp yapmama arasında kararsızdır.
• İçsel getiri oranı> piyasa faiz oranı net bugün ki değer > 0  yatırım karlıdır.
4) beşeri sermaye teorisinin genelleştirilmesi
• gelir akımının uzunluğu
• maliyetler
• kazanç farklılıkları
beşeri sermaye teorisi ve iş yerinde eğitim
resmi(formal eğitim) normal eğitimdir. İş yerinde eğitim gayri resmi ( informal) eğitimdir.
İş yerinde eğitimin iş veren açısından maliyeti: eğitim alanı işçiler için usta başıların ve eğitmenlerin görevlendirmeleri ile yapılan harcamalardır.
İş yerinde eğitim işçi açısından maliyeti: daha düşük ücretle çalışmaya razı olmalarıdır.
1- iş yerinde eğitimin türleri
a- iş yerinde genel eğitim: iş kolunun tamamında geçerli olan bilgi ve becerilerin edinilmesidir.
b- İş yerinde özel ( spesifik) eğitim: sadece eğitimi veren firma da kullanılan işçinin verimliliğini sadece o firma için arttıran eğitimdir.
2- iş yerinde eğitim yatırım kararı

beşeri sermaye teorisine yapılan eleştiriler
a) veri ve ölçüm sorunu: bireyler yatırımının getiri oranını hesaplayamazlar.
b) Yetenek sorunu
c) Eleme hipotezi: iş veren tarafından hangi işçinin daha kaliteli olduğunu belirlenmesinde bir sinyal ve eleme aracı görevini yerine getirmesidir. Örnek: üniversite diploması
d) İkili iş piyasaları: eğitimin gelir eşitsizliklerine gideremeyeceğini savunur
• birincil sektördeki işler: iyi çalışma koşulları terfi şansı işle ilgili kuralların uygulanmasında eşitlik ve istihdamın istikrarlı olması gb özelliklere sahiptir.
• İkincil sektördeki işler: düşük ücretli çalışma koşulları kötü terfi şansı düşük işçiler arasında ayrımcılığın uygulandığı iş disiplinin zayıf olduğu işlerin oluşturduğu sektördür.
• Bu teoriye göre ikincil sektörde çalışan işçilerin birincil sektöre geçmeleri zordur.
Eğitim yatırımının makro özelliği
1) uygun yatırım kararının verilmesi güçtür
2) eğitim teknolojik politik yaşam organizasyon ve kültür alanlarında keşfetmeye ve geliştirmeye daha muktedir kişilerin yetişmesini sağlar.
3) Eğitim planlaması zorunlu bir yatırımdır.
Eğitimin sosyal getiri oranı = toplumun kaynakları eğitimi harcamakla ne elde ettiğini gösteren orandır. Örneğin: bir kimsenin tıp doktoru olması kendisi ile birlikte hastalara da yarar sağlar.
Eğitim ve kalkınma = eğitim düzeni yükseldikçe kalkınmada sağlanır.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir