Finansal Ekonomi 3. ünite ders notu

ÜNİTE 3
FAİZ ORANLARININ ANLAMI VE ÖLÇMÜ
FAİZ ORANLARININ ANLAMI
Faiz oranı:Borçlanılan miktarın yüzdesi ile ifade edilen borçlanma maliyetidir.
Basit kredi işlemleri
Basit kredi: Vade bitiminde anapara ve faiz ödemesinin gerçekleştirildiği kredi ödemesidir. Günümüzde ticari kredilerde uygulanan yöntem genellikle basit kredi işlemleri türündendir.
Sabit ödemeli kredi işlemleri
Sabit ödemeli kredi:Vade sonuna kadar anapara ve faiz geri ödemesinin bir dizi periyodik eşit ödemeyle gerçekleştirildiği kredi işlemleridir.Vade süresince faiz oranı sabittir,geri ödemeler eşit miktarlarla yapılır.
Kupon ödemeli tahvil aracı:
Kupon ödemeli tahvil :Vade boyunca belirli periyotlarla faiz ödemesinin yapıldığı ve vade sonunda anapara geri ödemesinin gerçekleştirildiği kredi işlemidir. Kupon ödemeli tahviller üç husus açıklığa kavuşturularak ihraç edilirler.
• Tahvilin değeri
• Vade
• Kupon oranı
Iskontolu(Sıfır kuponlu) tahvil ihracı:
Iskontolu tahvil:Üzerinde yazılı değerden daha düşük bir bedelle satılan ve vade dolduğunda üzerinde yazılı anapara geri ödemesinin yapıldığı kredi işlemidir.
PARANIN ZAMAN DEĞERİ
Gelecekteki değer:Belirli bir faiz oranından bugünkü belirli bir miktarın geçirilecek zaman içerisinde kaç liraya ulaşacağını gösterir.
Bugünkü değer:Belirli bir faiz oranından gelecekte elde edilecek bir parasal değerin içinde bulunulan andaki değeridir.
eya iktisadi kamu kuruluşlarının çıkardığı uzun vadeli borç senedidir.(vadesi en az 2 yıl ,hisse senedine göre daha az risklidir ve maliyeti daha düşük ve Tahvilin faiz ödemeleri vergi matrahından düşülür.)
Vadeye kalan gün:İşlem yapılma tarihinden vadenin dolmasına kadar geçecek süredir.

ÖDEME GÜCÜNE GÖRE FAİZ ORANININ HESAPLANMASI

Söz konusu hesaplamaların temel mantığı ise bugünkü değer mantığına dayanmaktadır.
SABİT ÖDEMELİ KREDİLER: Bu tür kredilerde vade süresince her dönemde aynı miktarda ödeme yapılmakta ve bu periyodik ödemelerin bir kısmı anaparanın geri ödenmesi için,bir kısmı da faiz ödenmesi için yapılmaktaydı.
Kuponlu tahvil:Tahvili elinde bulunduran kişiye belirli periyotlarla(3 ayda bir 6 ayda bir gibi )vade sonunda dek kupon karşılığı faiz ödemesinde bulunmakta vade bitiminde tahvilin üzerinde yazılı değer geri ödenmekte idi.
Menkul Kıymet tarafından elde edilen nakit akışı açısından değerlendirdiğinde bu yöntemin sabit ödemeli kredi yönteminden farkı anaparanın vade sonunda geri ödenmesidir.

FAİZLE İLGİLİ DİĞER KAVRAMLAR
GETİRİ ORANI
Birçoğumuz bir tahvilden elde edilebilecek tek gelirin faiz geliri olduğunu düşünürüz ve tahvil satın alma kararımızı buna bağlı olarak veririz. Aslında durum hiç de böyle değildir. Örneğin, yıllık %20 faiz ödemesi olan 10 yıl vadeli bir tahvili satın aldığınızı düşünün. Siz bu tahvili satın aldıktan sonra piyasada faiz oranları %40′a çıkarsa, bu yatırımınızdan büyük bir zarara uğrarsınız. Çünkü, faiz oranı yükseldiği için, elinizde bulunan söz konusu tahvilin değeri düşmüştür. Doğal olarak bunun tersini de düşünebilirsiniz. Eğer siz tahvili satın aldıktan sonra piyasada faiz oranı %10′a düşmüşse elinizdeki tahvilin değeri yükselir. Şimdi sayısal bir örnekle faiz oranı değişiklikleri karşısında söz konusu kazanç veya kayıpların nasıl ortaya çıktığını açıklığa kavuşturmaya çalışalım. Geçtiğimiz yıl, yıllık kupon ödemesi %30 olan 2 yıl vadeli 10 milyon liralık bir tahvil satın aldığınızı düşünelim.
Bugün ilk kupon ödemesi olan 3 milyon lirayı tahsil ettikten sonra tahvili satmaya karar verdiğinizi ve bugün piyasada faiz oranının %10 olduğunu kabul edelim. Vadesine 1 yıl kalan bu tahvilin satış fiyatı ne olacaktır? Vadesine bir yıl kalan bu tahvilin satış fiyatını bulabilmek için bugünkü değer formülünü kullanabiliriz. Ancak, bu tahvilin vadeye kalan 1 yılda iki ödeme yapacağını hatırlatmak isteriz: İkinci ve son kupon ödemesi (3 milyon lira) ve anapara geri ödemesi (10 milyon lira). Bu iki büyüklüğün cari faiz oranından bugünkü değerleri toplamı, bize tahvilin bugünkü değerini, bir diğer deyişle satış fiyatını verecektir. Yani,

Gördüğünüz gibi, 10 milyon TL ödeyerek satın aldığınız tahvili 11,8 milyon liraya satma olanağı elde etmiş bulunuyorsunuz. Bu durumun ortaya çıkma nedeni, tahvili satma kararı verdiğiniz zaman piyasada faiz oranının %30′dan %10′a düşmesidir. Bu tahvilin satışından elde edeceğiniz ilave 1.8 milyon liralık gelirin faiz geliri olmadığına dikkatiniz çekeriz. Menkul kıymetin fiyatında meydana gelen bu değişme sonucu elde edilecek ek gelire veya yerine göre kayba sermaye kazancı/kaybı adını veriyoruz. Eğer bu kazancı/kaybı oran olarak ifade edersek,

formülünü yazabiliriz. Bu eşitlikte g sermaye kazancı/kaybı oranını, P ise tahvilin fiyatını ifade etmektedir. Örneğimize göre,

REEL FAİZ ORANI
Reel faiz: Enflasyon oranına göre düzeltilmiş borçlanma maliyetidir.
Reel faiz oranı: Nominal faiz oranı beklenmeyen enflasyon oranı ile beklenen enflasyon oranı arasındaki ilişkidir.
Enflasyon primi:Vade boyunca beklenen enflasyon oranıdır.
Ex-post Reel faiz oranı: Gerçekleşen enflasyon verilerinin kullanılması ile dönem sonu için hesaplanan reel faiz oranıdır.
Ex-ante reel faiz oranı: Beklenen enflasyon verilerinin kullanılması ile dönem başı için hesaplanan reel faiz oranıdır.
VERGİ SONRASI FAİZ ORANI
Diğer birçok ülkede olduğu gibi, ülkemizde de bazı finansal araçlardan elde edilen faiz geliri, “menkul sermaye iradı” adı altında gelir vergisine tabidir. Örneğin, mevduatlardan ve repo işlemlerinden elde edilen faiz geliri gibi. Bazı menkul kıymetlerden elde edilen faiz geliri ise vergiden muaf tutulabilir. Buna göre, bazı menkul kıymetlerden elde edilen faiz gelirinin bir kısmı gelir vergisi olarak devlete aktarılır. Doğal olarak ödenen vergi, borç veren kişinin elde edeceği faiz gelirini ve dolayısıyla efektif faiz oranını etkilemektedir. Faiz gelirlerine uygulanan vergi oranına göre vergi sonrası faiz oranı değişiklik gösterir.
Örneğin, bankaya yıllık %30 faiz oranı ile 100 milyon liralık bir yıl vadeli mevduat yatırdığınızı düşünelim. Mevduatlardan elde edilen faiz gelirinin de %10 oranında gelir vergisine tabi olduğunu kabul edelim. Bu varsayımlara göre, vade bitiminde 30 milyon liralık bir faiz geliri elde edersiniz. Elde ettiğiniz bu faiz gelirinin %10′una karşılık gelen 3 milyon lirayı vergi olarak devlete aktaracağınıza göre, elde edeceğiniz vergi sonrası faiz geliri 30-3=27 milyon lira olur. Bunu anaparanız olan 100 milyon liraya oranlarsak vergi sonrası faiz oranının %27 olduğunu görürüz. Bu hesaplamayı bir formülle gösterirsek,

yazabiliriz. Bu eşitlikte i (AT) vergi sonrası faiz oranını, t gelir vergisi oranını ve i nominal faiz oranını ifade etmektedir. Eğer vergi sonrası reel faiz oranını hesaplamak istersek, beklenen enflasyon oranını da göz önüne almamız gerektiği için,

sonucunu elde ederiz. Yukarıdaki eşitlikte i r (AT) vergi sonrası reel faiz oranını ifade etmektedir. Örneğin, yıllık faiz oranı %25, gelir vergisi oranı %15 ve beklenen enflasyon oranı %20 ise, vergi sonrası reel faiz oranı

olarak bulunur. Dikkat ederseniz vergi sonrası reel faiz oranı, Fisher eşitliğine göre hesaplanacak reel faiz oranından daha düşük çıkacaktır.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir