Maliye Politikası 2. Ünite Ders Notları

MALİYE POLİTİKASI ÜNİTE 2
MALİYE POLİTİKASININ AMAÇLARI

Genel olarak amaçları;
 Tam istihdamın sağlanması ve korunması
 Nispi fiyat istikrarı
 Yeterli bir kalkınma ve büyüme hızının sağlanması
 Ödemeler bilançosu dengesinin gerçekleşmesi
 Bölgesel dengesizliğin giderilmesi


Bir ekonomide ulaşılmak istenilen bu amaçların aslında, birbirinden tamamen bağımsız olduklarını söylemek doğru değildir. Gerçekten, bu amaçların her biri birbiri içine girmiş ve karışmış durumdadır.
Örneğin, bir ekonomide yeterli bir büyüme hızına ulaşmanın, istikrarlı bir biçimde ve gelir dağılımında adalet bozulmadan gerçekleştirilebilmesi gerekmektedir. Yine günümüzde, bir ekonomide ekonomik istikrarın sağlanması kavramı ile, o ekonomide hem tam istihdamın sağlanması ve korunması, hem de nispi fiyat istikrarının gerçekleştirilmesi ifade edilmektedir.
Ekonomide istikrar
Bir ekonomide, ekonomik istikrarın sağlanması için, iki konunun birlikte gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bunlardan bir tanesi fiyat istikrarı, diğeri ise, tam çalışmadır Gerçekten bir ekonomide düşük bir üretim düzeyinde istikrarlı bir fiyat düzeyi arzulanmadığı gibi, hızla yükselen bir fiyat düzeyinde de maksimum üretim düzeyi istenmemektedir. Yalnızca hem istikrarlı fiyatların hem de tam istihdamın mevcut olduğu bir ekonomide ekonomik istikrar tam olarak gerçekleşmektedir.
Fiyat istikrarı: Günümüz devletlerinin en büyük sorunu ve maliye politikasının en önemli amacı, dengeli bir fiyat düzeyinin sağlanması ve korunmasıdır. Fiyat istikrarının korunması denilince, bir ekonomide genel fiyat düzeyinde meydana gelen sürekli dalgalanmaların önlenmesi anlaşılmaktadır. Ekonominin genel fiyat düzeyinde ortaya çıkan ve süreklilik gösteren böyle bir dalgalanma iki türde olabilir.Fiyatlar genel düzeyi ya sürekli yükselir ya sürekli düşer.Birinci durum enflasyon ikinci durum deflasyon olarak isimlendirilir.
Tam istihdam: Bir ekonomide çalışma arzu ve yeteneği olan her bireyin cari ücret ve çalışma koşullarında üretim süreci içinde yer almasıdır.
Friksiyon işsizlik: Kişilerin iş değiştirmeleri ve yeni iş aramaları sonucunda ortaya çıkan işsizliktir.
Enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişkiler:Philips Eğrisi
Faktör ve ürün piyasalarının eksik rekabet koşulları içinde çalışması tam istihdam ve fiyat istikrarı amaçlarına birlikte ulaşmalarını engellemektir.Bu nedenle bu iki amaç arasında bir değişim oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Tam istihdam ve fiyat istikrarı arasındaki ilişkiyi Philips Eğrisi ile belirlenmektedir.
ORJNAL PHİLPS EĞRİSİ:1958 yılında İngiliz ekonomist A.W.PHİLPS’in parasal ücretler ve işsizlik oranındaki değişiklikler arasındaki ilişkileri analiz eden bir çalışması yayınlanmıştır. Philips bu çalışmasında İngiltere ile ilgili veriler kullanmış ve işsizlik oranı düşük olduğu zaman, parasal ücretlerdeki değişiklik oranının büyük olma eğiliminde olduğunu ortaya koymuştur.
PHİLPS EĞRİSİ NE DEĞİLDİR
Ancak monetaristler örneğin firidman ve phelps philps eğrisinde belirtilen işsizlik ve enflasyon arsındaki ilişkinin istikrarlı ve uzun dönemli olup olmadığını sorgulayarak keynesyen ekonomistleri bu konuda eleştirmişlerdir. Onlara göre kısa dönem için kabullenebilecek bu görüş için uzun dönemde doğrulanmamaktadır. Çünkü kısa dönemde maliye politikası yoluyla talebi artırarak işsizlik oranını değiştirmeye çalışmak geçici olarak fiyatlar üzerinde yukarıya doğru bir baskı yaratarak işsizlik oranını azaltabilmektedir. ancak uzun dönemde böyle bir politika enflasyonu hızlandırmaktan başka işe yaramayacaktır.Çünkü eğer maliye politikası yoluyla talebi arttırma politikası izlenmeye devam edilirse ekonomideki kişiler daha yüksek enflasyonu oranını beklemeye başlayacaklardır.
Stagflâsyonun olgusu
1970’ li yıllarda ortaya çıkan ve durgunluk içinde enflasyon şeklinde tanımlanan Stagflasyon ise ekonomik istikrar politikasının temel amaçları olan fiyat istikrarı tam istihdamın gerçekleşmekten ne kadar uzak olduğunu yansıtan bir olgudur.
Ekonomik Büyüme
Bir ekonomide maliye politikasının amacı ekonomik istikrarı sağlamak değildir. Maliye politikası aynı zamanda kişi başı gerçek gelirdeki artış olarak tanımlanan ekonomik büyümeyi gerçekleştirmek amacına da yönelik olmalıdır.Ekonomik istikrar maliye politikasının kısa dönemli ekonomik büyüme ve kalkınma uzun dönemli amacıdır.
Ekonomik istikrar ve Ekonomik Büyüme arası çatışmalar
Maliye politikasının Ekonomik istikrar ve Ekonomik Büyüme amaçları arasında da bir çatışma söz konusudur.Çünkü ekonomik büyüme değişiklik demektir.Değişiklik ise ekonomideki kaynakların yeniden tahsisi anlamındadır.Böylece büyüme bir ekonomide istikrarsızlık yaratabilecektir.Buna karşılık Ekonomideki Büyümenin gerçekleşmesi için bir ekonomide istikrarlı ortama ihtiyaç duyulmaktadır.
MALİYE POLİTİKASI ARAÇLARI
Maliye Politikası bir ekonomide, belirlenen ekonomik ve sosyal amaçlara ulaşmak üzere, ekonomi üzerinde farklı etkilere yol açan çeşitli araçlara sahip bulunmaktadır. Maliye politikası temel olarak devlet bütçesi aracılığı ile gerçekleştirilmekte, bu nedenle bir taraftan kamu harcamalarının ve kamu gelirlerinin miktar ve bileşimleri, diğer taraftan harcama ve gelirlerdeki değişmelerin tümüyle ilgili olması nedeniyle bütçe açığı veya fazlası, maliye politikasının amaçlarına ulaşmada kullanabileceği en önemli araçlar olmaktadır. Ancak, bir ekonomideki değişmelerin tümünün göz önüne alınması gerektiğine göre (örneğin, yerel yönetim bütçeleri, özerk bütçeler gibi), maliye politikasının dar anlamdaki bütçe politikasından daha kapsamlı düşünülmesi gerekmektedir.
Maliye politikası araçları olarak kamu harcamaları ve gelirleri, ulaşılmak istenilen amaçlar yönünden, değişik ekonomik olaylarda değişik etkilere sahip olabilmektedir. Örneğin, bir ekonomide kamu harcamalarının toplam talep üzerindeki etkisi ile kamu gelirleri içinde önemli bir yer tutan vergilerin toplam talep üzerindeki etkisi farklı olmaktadır. Hatta, kamu harcamaları içinde, örneğin, mal ve hizmet alımına yönelen harcamalar ile transfer harcamaları arasında, vergi gelirleri içinde ise, örneğin, gelir vergileri, servet vergileri ve harcama vergileri arasında toplam talebi etkileme yönünden bir farklılık söz konusu olmaktadır.
Bu nedenle, belli bir ekonomik amacın gerçekleştirilmesi için uygulanması gereken maliye politikasının belirlenmesinde, kamu harcamalarının ve gelirlerinin ekonomik değişkenler üzerindeki bu etkilerinin ayrıntılı olarak bilinmesi veya incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca kamu harcamalarının ve gelirlerinin belli öğelerinin maliye politikası aracı olarak kullanılabilmesi için öğelerin bağımsız değişken olmaları, yani yalnızca devlet kararlarından etkilenmeleri, ekonomik olayları belirleyen diğer değişkenler tarafından etkilenmemeleri gerekmektedir.
MALİYE POLİTİKASININ ETKİLERİNİN ÖLÇÜLMESİ
Birinci olarak bir ülkede geçmişte uygulanan Maliye politikalarını analiz etmek için gerekli olmaktadır.Böylece uygulanan maliye politikalarının hangi dönemlerde ve ne büyüklükte genişletici ve daraltıcı olduğu toplam etki olarak nötr olup olmadıkları gösterebilir.Bu tür çalışmalarla ayrıca devletin ekonomide örneğin istikrarı sağlayıcı mı?yoksa istikrarı bozucumu bir etki yaptığı açıklanabilir.Ekonomik faaliyet üzerinde Maliye politikası işlemlerinin etkisinin ölçülmesi ikinci olarak örneğin bir ekonomide özel talep düzeyinin yetersiz olduğu veya aşırı olduğu tahmin edildiği zaman ne ölçüde genişletici veya daraltıcı bir Maliye politikasının gerekli olduğunun belirlenmesi açısından önemli olmaktadır.
Bütçe açığı veya bütçe fazlası
Ekonomi üzerinde bütçe açığının genişletici bütçe fazlasının daraltıcı bir etki yaratrır.
Bütçe fazlası:Kamu gelirinin kamu harcamalarını aşan kısmıdır.
TAM İSTİHDAM VE BÜTÇE FAZLASI
Tam istihdam gelir düzeyindeki yada potansiyel çıktı düzeyindeki bütçe fazlasıdır.
Tam istihdam bütçe fazlasını keynesyen milli gelir modeli kavramları ile cebirsel olarak ifade
CBF=T(Y,t)-G
Olarak,bütçe fazlası ise,
TİBF=t(Y,T)-G
Mali sürükleme olgusu
Mali sürükleme büyüyen ekonomide bütçe gelirlerindeki otomatik artışın ekonomi üzerinde ters bir etki yaratarak ekonomiyi aşırı ölçüde istikrara getirme olgusudur.
Fiyat düzeyi sorunu
Bütçe fazlası üzerinde fiyatların etkisi olmamaktadır.Bu durum genellikle mali işlemlerin ekonomi üzerindeki etkilerinin incelendiği çoğu çalışma ihmal edilmiştir.Ancak bu ihmal eğer fiyat düzeyi hiç değişmezse veya fiyat düzeyi herhangi bir gerçek değişken üzerinde bir etki yaratmıyorsa doğru olacaktır.Bu ise,gerçekçi bir yaklaşım olmamaktadır.Örneğin,artan oranlığa sahip bir vergi sisteminde,devletin gerçek vergi hasılatı fiyat düzeyine bağlıdır.Çünkü fiyatların artıyor olduğu bir ekonomide,parasal gelir aynı oranda artacak,bu durum ise parasal vergi hasılatını,nispi olarak,fiyat düzeyinden daha fazla arttıracaktır.Bunun sonucunda ise, açıktır ki, gerçek vergi hasılatı yükseltecektir.
MALİYE POLİTİKASI SINIRLARI
Bir ekonomide, belirlenen amaçlara maliye politikası yoluyla ulaşılmak istenirken, gerçek hayatta, bazı sınırlamalarla karşı karşıya kalındığı ifade edilmektedir. Gerçekten, maliye politikası programının başarısını engelleyebilen veya uygulamada etkilerini azaltabilen bazı konular bulunmaktadır. Bu konular, aşağıda genel olarak ele alınmaktadır.
İşlemsel Sınırlamalar: Gecikmeler Sorunu
Maliye politikasının uygulamadaki etkinliğini sınırlayan konulardan bir tanesi, bu politika ile ilgili zamanlama ve büyüklük gibi işlemsel bazı sorunlardır. Maliye politikası ile ilgili bir zamanlama sorunu vardır. Çünkü, bir ekonomideki toplu durum durumu doğru olarak, anında tahmin edilemeyebilir. Son zamanlarda, ekonomik olayları ve istikrarsızlıkları belirlemek için kullanılabilecek yöntem ve tekniklerin çok gelişmesine karşın, henüz, çok doğru tahminlerin yapılabildiği söylenemez.
Ayrıca, bir maliye politikası değişikliğine gerek duyulduğunda buna gerek duyulan zaman ile, bu işlemin başlatılabildiği ve bu işlemin ekonomi üzerindeki etkilerinin hissedilmeye başlandığı zaman arasında gecikmeler mevcuttur. Bilindiği gibi, harcamalarda veya vergilerde yapılacak herhangi bir değişiklik kararı meclisten geçmektedir. Doğaldır ki, böyle işlemler zaman almaktadır. Bir maliye politikası işleminin başlatılabilmesi ile ilgili bu karar alma gecikmesi sorunun yalnızca bir yönünü göstermektedir. Bunun yanında, bir maliye politikası değişikliği yapıldıktan sonra onun ekonomi üzerindeki etkisi de hemen gerçekleşmeyecektir.
Günümüzde, maliye politikası ile ilgili bir kararın, ekonomi üzerinde, bazen ancak 6-18 aydan sonra etki yarattığı belirtilmektedir. Maliye politikasının uygulamadaki etkinliğini sınırlayan bir diğer işlemsel sınırlama, mali işlemlerin büyüklüğü konusudur. Bu bir ekonomide, herhangi bir ekonomik istikrarsızlık döneminde ne büyüklükte bir mali önlemin gerekli olacağı anlamındadır. Bu konu önemlidir. Çünkü, örneğin, bir ekonomide enflasyonu kontrol altına almak için, kamu harcamalarının vergilere oranla çok fazla azaltılması o ekonomide işsizliğe yol açabilir. Bu nedenle bu konuların çok iyi planlanması gerekmektedir.
Yapısal Sınırlamalar
Maliye politikasının başarı ile uygulanabilmesini engelleyen bir diğer konu ise, ekonominin yapısından doğan birtakım sınırlamalardır. Örneğin, bir ekonomide kamu harcamalarında genel bir artış veya vergilerde genel bir azalış gerçekleştirildiği zaman, bu değişikliğin yarattığı etki, toplam talepte bir artışa neden olarak, bütün ekonomide hissedilecektir. Eğer, bu ekonomide ekonomik durgunluk yaygınsa, maliye politikasınca yaratılan bu genişletici etki yararlıdır. Ancak, ekonomik durgunluk, ekonominin yalnızca bir sektöründe mevcut ise, o zaman bu genişleme politikası ekonomide birçok sektörde enflasyonist bir baskı yaratabilecektir.
İşte bu durumda, mikro bir yaklaşım gerekli olmakta ve etkili olunmak isteniyorsa, maliye politikasının dikkatli bir biçimde planlanması gerekmektedir. Ayrıca, bir ekonomide genel fiyat düzeyindeki bir artış sendikaların nakdi ücretleri yükseltme arzuları gibi nedenlerle meydana gelebilir. Bu durumda da maliye politikası enflasyonu kontrol etmede etkin bir biçimde çalışamayacaktır. Bu durumu açıklayabilmek için, örneğin, tam istihdamda çalışan bir ekonomide, prodüktivitede bir artış olmaksızın sendikalar yoluyla parasal ücretlerde bir artış yapıldığını varsayalım.
Politik sınırlamalar: Maliye politikasının Enflasyonist Eğilimi
Bir ekonomide eğer,politik kaygılar ile örneğin enflasyonist dönemlerde bile sürekli bir bütçe açığı programı izlenir veya her seçimden öncesi döneminde ,mali teşvikler yoluyla genişletici bir maliye politikası sürdürülürse ekonomik koşullar yerine politik koşullar tarafından belirlenen böyle bir maliye politikasının istikrarı sağlama görevini yerine getirmesi beklenemeyecektir.İyi zamanlanan bir maliye politikasının ekonomi üzerinde bir istikrar etkisi yaratacağı bilinmektedir.Ancak görüldüğü gibi ekonomik karışıklıklar ve politik düşünceler,politikacıların bir istikrarsızlık politikası izlemelerine neden olabilmektedir.
ÖRNEKLER:
——Politikacıların seçim dönemlerinde kamu harcamalarını sınırlandırmaları
——Enflasyonist dönemde vergilerin arttırılması
—– Enflasyonist dönemlerde genişletici maliye politikalarının izlenmesi
—–Seçimlerden önce mali teşviklerin arttırılması

Bir önceki yazımız olan Uluslar Arası İktisat Vize Ders Notları başlıklı makalemizde Açıköğretim, açıköğretim dersleri ve Arası hakkında bilgiler verilmektedir.

Incoming search terms:

idobüs
dekorasyon yeni mobilya modelleri ido Mobilya Modelleri Ve Fiyatı sgk sorgulama aöf