Türk Vergi Sistemi Ara Sınav Ders Notları

ÜNİTE(1)
Gelir Vergisinde Mükellefiyet

Gelir Vergisinin konusu, gerçek kişilerin bir takvim yılında elde ettikleri kazanç ve iratların safi tutarıdır. G.V.K. kazanç ve iratları ticari kazanç, zirai kazanç, serbest meslek kazancı, ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ve diğer her türlü kazanç ve iratlar olarak yedi başlık altında toplanmaktadır. G.V.K.nun anılan yedi kazanç ve irat türünde genel olarak net artış teorisini benimsediği görülür. Gelirin beş özelliği vardır. Buna göre gelir kişiseldir, yıllıktır, gerçektir, safidir ve harcama ve tasarrufların toplamıdır. Gelir vergisi mükellefleri, vergi konusu açıklanırken belirtildiği gibi, gerçek kişilerdir. Vergi mükellefiyeti tam ve dar mükellefiyet olarak iki bölümde incelenebilir. Vergiyi doğuran olay devlet açısından vergi alacağının doğuşunu belirlemesi bakımından çok önemli bir kavramdır. Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın meydana gelmesi veya hukuki bir durumun tamamlanması ile ortaya çıkar. Bu nedenle G.V.K.’nda vergiyi doğuran olay gelir türlerinin bazılarında gelirin tahsili işlemin, bazılarında ise gelirin tahakkuku işlemine bağlanmıştır.

ÜNİTE(2)
ticari kazanç

(Ticari Kazanç Kavramı ve Ticari Kazancın Tesbiti)

Ticari kazanç G.V.K.’nda her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazanç olarak tanımlanmıştır. Ticari kazancın öğesi olan ticari ve sınai faaliyetin sınırlarının tesbitinde genel olarak zirai ve serbest meslek kazancı türünden olmayan ve sermaye ile teşebbüs faktörlerinin karışımı bir organizasyonun sürekli olarak yapılması önem kazanmaktadır. Bunun yanında G.V.K.’nda özel olarak bazı kazanç türleri de ticari kazanç olarak kabul edilmiştir. Ticari kazancın gerçek usulde tesbiti bilanço veya işletme hesabı esasına göre yapılır. Bilanço esasına göre ticari kazanç işletmedeki öz sermayenin hesap dönemi sonu ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Vergileme döneminde işletme sahiplerince işletmeye eklenen değerler bu farktan indirilir. İşletmeden çekilen değerler ise bu farka eklenir. İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç ise hasılat ile giderler arasındaki müspet fark olarak belirlenir. Birden fazla yıl süren inşaat ve onarma işlerinde ticari kazancın tesbitinde gelirin yıllık olması ilkesinden vazgeçilmiştir.
(Ticari Kazancın Tesbiti)

Ticari kazançlar gerçek usulde vergilendirildiğinde ve gerçek vergilendirmelerde safi tutarlar üzerinden yapıldığı için, yapılan giderlerin hasılattan indirilmesi gerekmektedir. Ancak yapılan tüm giderler hasılattan indirilemez. Bu nedenle G.V.K. nunda indirilebilecek ve indirilemeyecek giderler sıralanmıştır. İndirilebilecek giderler ticari kazancın devamı için yapılan giderler, işçilerin yiyecek, barınma giderleri, sigorta veya emeklilik primleri gibi giderlerdir. G.V.K.’nun 41′inci maddesinde ise indirilemeyecek giderler sıralanmıştır. Vergiden muaf kişilerle gerçek usulde vergilendirilen kişiler arasında ticari kazanç elde edenler basit usulde vergilendirilir.Basit usulde vergilendirilebilmek için mükelleflerin kanunda belirtilen hem genel hem de özel şartları birlikte yerine getirmeleri zorunludur. Aksi halde basit usulden yararlanamazlar. Basit usulde mükelleflerin kazançları hasılat ile giderleri arasındaki farktan oluşur.Bu mükellefler defter tutmak zorunda değildir. Ticari kazancın yarı götürü usulde tespiti dar mükellefiyete tabi ulaştırma ve ihracat işlerine münhasırdır.

Ticari Kazançlarda Muaflık ve İstisnalar

Belirli özellikleri taşıyan ticaret ve sanat erbabı gelir vergisinin dışında tutulmuştur. Buna esnaf muaflığı denilmektedir. Bununla birlikte ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar ile belirlenen işleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine süreklilik ve bağlılık gösterecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından yararlanamazlar. Yatırım indirimi ekonomik kalkınmayı hızlandırmak için kalkınma planlarına uygun olarak yapılacak özel sektör yatırımlarını özendiren bir vergi istisnasıdır. Yatırım indiriminden tam ve dar mükellefler, adi şirketler, kolektif şirketler, adi komandit şirketler, anonim, limitet ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ve kooperatifler yararlanabilir. Yatırım indirim oranı %40′tır. Değeri 5 milyar lirayı aşan demirbaşlar, araç ve gereçler yatırım indiriminden yararlanır. İhracat istisnası ile dar mükellefiyete tabi olanların ihracattan elde ettikleri ticari kazanç bazı şartlarla gelir vergisi dışında tutulmaktadır.

ÜNİTE(3)zirai kazanç ve serbest meslek kazancıZirai Kazanç

Zirai faaliyetten doğan kazanç zirai kazançtır. Bu genel açıklamalardan sonra Gelir Vergisi Kanununda hangi faaliyetlerin zirai faaliyet olarak kabul edileceği sayılmıştır. Ancak kanun zirai faaliyetlerin içinde yapıldığı işletmeleri zirai işletme; bu işletmeleri işleten gerçek kişileri çiftçi; zirai faaliyet sonucunda üretilen maddeleri ürün olarak tanımlamaktadır.Zirai kazançlar gerçek usul ve bunun dışında kalanlar olmak üzere iki usulde tespit edilebilir. Gerçek usul de, ticari kazançta olduğu gibi, bilanço esası ve işletme hesabı olmak üzere iki başlık altında incelenebilir. Gerçek usulde elde edilen hasılattan kanunen indirilmesi kabul edilen giderler düşülür.

Serbest Meslek Kazancı

Sermayeden çok şahsi çalışma ile ilmi veya mesleki bilgi veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında serbest meslek erbabı tarafından kendi nam ve hesabına yapılması serbest meslek faaliyeti olarak tanımlanmakta ve bu faaliyetten sağlanan gelir de serbest meslek kazancı olarak kabul edilmektedir. Serbest meslek faaliyetini herhangi birine bağlı olmadan devamlı meslek haline getirenlere ise serbest meslek erbabı denmektedir. Serbest meslek kazancı, gerçek usulde tespit edilmektedir. Serbest meslek kazançlarında elde etme, diğer kazanç türlerinden farklı olarak, tahsil esasına bağlanmıştır. Serbest meslek kazancının gerçek usulde tespitinde safi kazanç, gayrisafi kazançtan faaliyetle ilgili giderlerin düşülmesinden sonra kalan kazançtır. Serbest meslek kazancı olan telif kazançları gelir vergisinden istisna edilmiştir. Ancak telif kazançları üzerinden G.V.K.’nun 94. Md.’ne göre tevkifat yapılacaktır ve serbest meslek kazancıyla ilgili diğer muaflık ve istisnalar ise “sergi ve panayır istisnası” dır.

ÜNİTE(4)Gayri menkul sermaye iradı ve menkul sermaye iradı
Gayrimenkul Sermaye İradı

Gayrimenkul sermaye iradı Gelir vergisi kanununda gayrimenkullerle bir kısım menkuller, haklar ve gayrimenkullerin mütemmimi niteliğindeki menkul malların sahipleri veya kullanıcıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iradlar olarak tanımlanmıştır. Gayrimenkul sermaye iradı götürü ve gerçek usulde olmak üzere iki şekilde vergilendirilmektedir. Gerçek usule göre gayrisafi hasılattan gerçek giderler düşülerek safi irat bulunmaktadır. Gayrisafi hasılat ise vergilendirilen ve vergilendirilen dönemlerden önceki dönemlerle ilgili olup vergilendirilen dönemde tahsil edilen gayrimenkul kiralarının toplamından meydana gelir. Götürü usulde ise gayrisafi hasılatın %25′i götürü gider olarak indirilerek safi irad hesaplanır. Kanun ayrıca mal ve hakların kiralarının emsalinin kira bedelinden aşağı olamayacağını hükme bağlamıştır. Yalnız bazı durumlarda emsal kira bedelinin uygulanmayacağı açıklanmıştır. Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılında elde edilen kiranın 950.000.000 liralık kısmını kanun vergiden istisna tutmuştur. Yalnız ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek zorunda olanlar bu istisnadan faydalanmamaktadır.

Menkul Sermaye İradları

Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında, nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden meydana gelen sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı faiz, kira ve benzeri iratlar kanunda menkul sermaye iradı olarak tanımlanmıştır. Kaynağına bakılmaksızın menkul sermaye iradı olarak kabul edilen iradlar ise kanunda ayrıca sayılmıştır. Vergiye tabi menkul sermaye iradından menkul kıymetlerin depolama, sigorta giderleri, tahsil giderleri ve menkul kıymetler için ödenen her türlü vergi, resim ve harçlar indirilir. Menkul sermaye iradları hukuki ve ekonomik tasarruf imkânının doğduğu

anda elde edilmiş sayılmaktadır.

ÜNİTE(5)Ücret,diğer kazanç ve iratlar

Ücret, emek faktörünün karşılığı olan bir gelir türüdür. Ücretin unsurları ise, belli bir işyerine bağlı olma, işverene bağlı olma ve bir hizmet karşılığı ödemenin yapılmasıdır. Ödeme, nakden yapılabileceği gibi aynen veya para ile ölçülebilen menfaatler şeklinde de olabilir. G.V.K. ücretleri önce genel olarak belirlemiş, daha sonra da ücret sayılan gelirleri ayrı ayrı açıklamıştır. Ücret, genel olarak gerçek usule göre tesbit olunur. Gerçek usule göre vergilendirilecek ücretin tesbiti, gayrisafi ücretten kanunun indirilmesine izin verdiği bazı indirimlerin yapılması ile mümkün olur. Bazı hizmet erbabının ücretlerinin tesbit edilmesindeki güçlükten doğmuştur. Bu usule göre vergilendirilecek olanlar G.V.K.’da ayrı ayrı sayılmıştır. Buna göre tesbit edilen matrah üzerinden vergi ödenir. Ayrıca kanun koyucu sosyal, ekonomik, teşvik ve vergi tekniği gibi nedenlerle ücretlerde bazı muafiyet ve istisna hükümleri de getirmiştir.
Diğer Kazanç ve İratlar Değer artış Kazancı ve Arazı kazançlar başlığı altında vergilendirilir. Ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü sonucu faaliyetin kanuni mirasçılar tarafından sürdürülmesi, Kazancı bilanço esasına göre tesbit edilen ferdi bir işletmenin sermaye şirketine devri, kolektif veya adi komandit şirketin nevi değiştirmeleri her iki sistemde de vergi dışı kalacak, veraset yoluyla veya ivazsız olarak meydana gelen intikaller ve kanundaki şartlara uymak koşuluyla menkul kıymetler yatırım fonlarının katılma belgelerinin elden çıkarılması diğer vergilendirilmeyecek kazançlarla birlikte vergilendirilmeyecek diğer kazanç ve iratlar arasında yer alacaktır. Genelde diğer kazanç ve iratlarda safi kazanç elden çıkarma karşılığında alınan değerlerle maliyet bedeli arasındaki farktır. Elden çıkarma mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketine sermaye olarak konulması, mal ve haklar üzerindeki tasarruf hakkının devredilmesi anlamına gelmektedir.

ÜNİTE(6)Gelirin beyanı ve beyanname türleri(Yıllık Beyanname)

Gelir Vergisi mükellefleri bir takvim yılında G.V.K.’nun 2. maddesinde sayılan kaynaklardan elde ettikleri kazanç ve iratları yıllık beyannamede toplamak zorundadırlar. Tacirler, çiftçiler ve serbest meslek erbabı, faaliyetlerinden kazanç elde etmeseler de yıllık beyanname vermekle yükümlüdürler. Ancak, ticari, zirai ve mesleki faaliyetler dışındaki kaynaklardan elde edilen kazanç ve iratlar için kanunda belirtilen belirli şartlarla

gelirin toplanması ve yıllık beyanname verilmesi zorunluluğu ortadan kalkmaktadır. Bir kısım kaynaklardan elde edilen zararlar diğer kaynaklardan elde edilen kazanç ve iratlardan mahsup edilebilir. Bir yıla ait zarar ancak takibenden beş yıl içerisinde kârlardan mahsup edilebilir. Mükellefler yıllık beyanname ile bildirecekleri gelirlerinden şahsi sigorta primlerini, Gelir Vergisi Kanununun 31. maddesindeki indirimleri ve belirli oranda G.V.K.’nda belirtilen kurumlara yapılan bağış ve yardımları düşebilirler. Gelir vergisi ve şahsi vergiler ile vergi ve para cezaları gelirden düşülmez. Mükellefin ödeyeceği verginin hesaplanması ile ilgili açıklamalar Ünite 14′te yapılacaktır. Basit usulde vergilendirilen mükellefler takvim yılına ait gelir vergisi beyannamesini takibeden yılın Şubat ayı içerisinde yetkili vergi dairesine verirler. Gelirleri gerçek usulde tespit edilen ticaret, serbest meslek erbabı ve çiftçiler gelirlerini takibeden yılın Mart ayı içinde yetkili vergi dairesine verirler.
(Muhtasar ve Münferit Beyanname)

Gelir Vergisi genelde beyan esasına dayanır. Bazı kazanç, irat ve ücretler bu gelirleri ödeyenler tarafından vergi kesintisine tabi tutularak ödenir. Kesilen bu vergiler mükellefin ileride ödeyeceği vergiden mahsup edilir. Ancak bazı durumlarda kaynakta vergi kesme usulü kesin vergilendirme niteliğine bürünmektedir. Hangi ödemelerden kimlerin ne oranda kesinti yapacağı kanunda geniş olarak açıklanmıştır. Vergi kesintisi ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılır. Ücretler gerekli indirimler yapılarak kesin olarak vergilendirilir. Vergi kesintisi yapanlar bir ay içinde yaptıkları ödeme veya tahakkuk ettirdikleri kâr ve iratlardan kestikleri vergileri takibeden ayın yirminci günü sonuna kadar ilgili vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirmek zorundadırlar. Bazı durumlarda bu beyanname aylık yerine üçer aylık dönemlerde verilebilir. Genel bütçeye dahil idare müesseseler yaptıkları vergi kesintisi için beyanname vermezler. Münferit beyanname yıllık beyanname vermek zorunda olmayan dar mükellefler için söz konusudur. Tam mükellefler münferit beyanname vermezler. Hangi gelirlerin münferit beyanname ile bildirileceği gelir vergisi yasasında açıklanmıştır.

(Beyannamelere İlişkin Örnekler)

Gelir Vergisi genelde beyan esasına dayanır. Bazı kazanç, irat ve ücretler bu gelirleri ödeyenler tarafından vergi kesintisine tabi tutularak ödenir. Kesilen bu vergiler mükellefin ileride ödeyeceği vergiden mahsup edilir. Ancak bazı durumlarda kaynakta vergi kesme usulü kesin vergilendirme niteliğine bürünmektedir. Hangi ödemelerden kimlerin ne oranda kesinti yapacağı kanunda geniş olarak açıklanmıştır. Vergi kesintisi ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılır. Ücretler gerekli indirimler yapılarak kesin olarak vergilendirilir. Vergi kesintisi yapanlar bir ay içinde yaptıkları ödeme veya tahakkuk ettirdikleri kâr ve iratlardan kestikleri vergileri takibeden ayın yirminci günü sonuna kadar ilgili vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirmek zorundadırlar. Bazı durumlarda bu beyanname aylık yerine üçer aylık dönemlerde verilebilir. Genel bütçeye dahil idare müesseseler yaptıkları vergi kesintisi için beyanname vermezler. Münferit beyanname yıllık beyanname vermek zorunda olmayan dar mükellefler için söz konusudur. Tam mükellefler münferit beyanname vermezler. Hangi gelirlerin münferit beyanname ile bildirileceği gelir vergisi yasasında açıklanmıştır.

NİTE—7

VERGİNİN TARHI

TARH İŞLEMİ: vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muameledir.
Verginin hesaplanabilmesi için matrahın bilinmesi ve bu matraha vergi kanunlarında yazılı oranların uygulanması gerekir.
Verginin matrahı verginin üzerinden alındığı nesnedir.
Gelir vergisinin de matrahı kanunen vergiye tabii gelirdir. Bu matrah vergiye tabii gelir unsurlarından elde edilen kazanç ve iratlardan gayrisafi tutarından yine GVK belirtilen indirim ve mahsuplar yapıldıktan sonra kalan miktardır. Oranların uygulanmasıyla yılık gelir vergisi hesaplanır.
Her ne kadar mükellefler beyana dayalı vergilerde ödeyecekleri vergiyi kendileri hesaplasalarda bu tarh işlemi olarak kabul edilmez. Çünkü verginin tarhı kanunda idari bir işlem olarak nitelendirilmektedir. Dolayısıyla gelir vergisinin de tarh işlemini ilgili vergi dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

GELİR VERGİSİN DE TARHİYAT TÜRLERİ

1-BEYAN ESASINA GÖRE TARHİYAT: gelir vergisine tabii tam mükelleflerin düzenledikleri beyannameler gelir vergisinin tarhına esas olan belgelerdir. Mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh edileceği belirlenmektedir. Mükelleflerin beyannamelerinde ortaya çıkabilecek şekil hataları anında memurlar tarafından düzeltilebilecektir.
2-BASİT USUL DE TARHİYAT: bir hesap dönemi için de elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet farkdır,. Alınması ve verilmesi mecburi olan alış faturaları ve giderler ile hasılatlara ilişkin belgelerde yazılı tutarlara göre hesaplanır. Tespit ve beyan olunan kazanç vergi tarhına esas alınır. Belgeleri ayrı ayrı dosyalarda saklamak zorundadırlar.kayıtlar bağlı bulundukları meslek odalarının oluşturdukları bürolarda tutulur. Kayıt tasdik ve vergi dairesine karşı yükümlülükleri Maliye Bakanlığınca belirlenir. Basit usule tabii ticari erbabından sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı tespit edilenler kendilerine tebliğ edildiği tarihi taip eden ay başından itibaren 2, sınıf tüccarlara ilişkin hükümlere tabii olurlar.
Takvim yılı içinde kaybeden ertesi takvim yılı başından itibaren gercek usulde vergilendirilir.
Basit usulde yararlanmak istemeyen takip eden ay başı veya takvim yılı başından
Yeni işe başlayan işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilir.
Herhangi bir şekilde gercek usulde vergilendirilecek olanlar ve gercek usulde vergilendirilen mükellefler bir daha hiçbir şekilde basit usule dönemezler. Aynı türden iş yapan eş ve çocukları da bu faaliyetleri nedeniyle basit usulde yararlanamazlar.
3-İKMALEN TARHİYAT: önceden tarh edilmiş bir vergiye ek olarak alınan vergidir.
Vergi tarh olunduktan sonra mükellefin defter kayıt ve belgeleri incelenmesi sonucu kanuni ölçülere göre matrah veya matrah farkı ortaya çıkarsa bu farka ilişkin vergi idare tarafından ikmalen tarh olunur.
4-RE’SEN TARHİYAT: vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere kanuni ölçülere dayanarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından düzenlenen raporlarda belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır.
Haller :
Vergi beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde verilmemişse , vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş olursa , zorunlu defterler tutulmamış ,tasdik edilmemişse yetkililere ibraz edilmemişse , defter kayıtları noksan usulsuz karışık incelemeye uygun değilse. Gercek durumu yansıtmadıgına delil varsa, meslek mensuplarınca imzalatılmamışsa, müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse vergi re’sen tarh olunur.

5-VERGİNİN İDARECE TARHI :Belirlenen zamanlarda müracaat etmemeleri yüklenilen mükellifiyetleri yerine getirmemeleri nedeniyle zamanında tarh edilmeyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden tarh edilmesine verginin idarece tarhı denir.

TARH YERİ : Gelir vergisi ilke olarak mükellefin ikametgahının bulunduğu yerin vergi dairesince tarh olunur. İş yeri ve ikametgahı ayrı yerlerde olan Maliye Bakanlığınca uygun görüldüğü takdirde ve mükellefe de inceden bildirilmek kaydıyla iş yerinin bulunduğu yer vergi dairesince tarh edilir. Vergi dairesince tarh edilmemişse faaliyetlerini icra etikleri yerin vergi dairesince tarh olunur.
Dar mükellifiyete tabii olanların vergileri beyannameleri vermeye mecbur olduklarıyerin vergi dairesince tarh olunur. Dar mükelleflerin Türkiye de ikametgahları olmadığı için vergilerinin kazancın elde edildiği yerdeki vergi dairesine bildirilmesi ve verginin ve bu verginin bu vergi dairesi tarafından tarh olunması gerekmektedir.

TARHİYATIN MUHATABI:Gelir vergisinin muhatabı bu verginin muhatabı olan gerçek kişilerdir. Küçükler ve kısıtlıların vergileri için bunların nam ve hesabına kanuni temsilcileri muhataptır verginin kaynaktan kesilmesi halinde mükellef adına kesinti yapmaya zorunlu olanlar verginin muhatapıdırlar.
Dar mükellefiyette ise mükellefin daimi temsilcisi o mevcut değil se kazanç ve iratları yabancı kişiye sağlayanlardır.

VERGİLENDİRME DÖNEMİ : BİR TAKVİM yılında elde edilen gelirin vergisi ertesi yılda tarh edilir ve ödenir. Vergilendirme dönemi geçmiş yıldır.
—Mükellefiyetin kalkması halinde takvim yılı başından mükellefiyetin kalkmasına kadar gecen süreyi kapsar.
-Diğer ücretlerde hizmetin ifa olunduğu takvim yılıdır.
-ücretlerde ücretin ödendiği tarihi takip eden ayın 26, günü akşamına kadar vergi dairesine yatırılması gerekir.
-Münferit beyanname ile bildirilen gelirin vergilendirme dönemi yerine gelirin iktisap tarihi esas tutulur.

TARH ZAMANI : Vergi beyannamenin verildiği günde tarh edilir. Posta ile gönderilmişse vergi dairesi beyannameyi aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde vergiyi tarh eder.
Diğer ücretlerde vergi hizmetin ifa edildiği bütçe yılının ikinci ayında (Şubat) bütçe yılı içinde işe başladıysa işe başlama tarihinden itibaren bir ay içerisinde tarh edilir.
MAHSUPLAR:((İndirilecek vergi)
—Vergi Kesintisinin ve Diğer Ücretlerin Mahsubu
Yıllık beyannameye dahil edilmiş olan kazanç ve irat türlerinden bu kanuna göre kesilmiş bulunan vergiler beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisine mahsup edilir. Ödenecek gelir vergisinden indirilir. Fazla olduğu taktirde vergi dairesince mükellefe bildirilir. 1 yıl içinde müracaat ederse fark ödenir.
Kesinti(tevkifat) yoluyla ödenen verginin farkı vergi dairesince bildirilmez mükellef de yazılı olarak iadesini talep etmezse 5 yıllık zaman aşımı süresi sonunda fark bir daha geri istenemez.
—Yabancı memleketlerde ödenen Vergilerin Mahsubu –
Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısımdan indirilir. İndirilecek vergi gelir vergisinin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isaber eden kısmından fazla olduğu taktirde aradaki fark DİKKATE ALINMAZ.
—Geçici verginin Mahsubu
Geçici vergiyi gerçek usulde gelir vergisine tabii ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı öderler.
Belirlenen ilgili hesap döneminin 3’er aylık dilimine uygulanan kazançları üzerinden ilk gelir dilimine uygulanan oranda hesaplanır. 20008 yılı için geçiçi vergi oranı %15 dir.
VERGİNİN TAHAKKUKU
Tarh ve tebliğ edilen verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesi olarak tanımlanır. Gelir vergisinde beyan üzerinden alınan vergiler tahakkuk fişi ile tarh ve tahakkuk ettirilir.Tahhakuk fişinin bir nüshası mükellefe veya beyannameyi mükellef adına vergi dairesine teslim edene verilir. Bu şekilde vergi tahakkuk etmiş olur.
VERGİNİNÖDENMESİ VE TAKSİTLER
–Şubat ayının birinci gününden 25, günü akşamına kadar beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi Şubat ve haziran aylarında
–Mart ayının birinci gününden 25, günü akşamına kadar Mart ve Temmuz aylarında
Basit usulde tespit edilen ticari kazanç Şubat ayının 1,gününden 25,akşamına kadar
Bunların dışında elde edilen gelirlerde Mart ayının birinci gününden 25, günü akşamına kadar verilir.
–Muhtasar beyanname ertesi ayın 23,günü akşamına kadar verilir 26,günü akşamına kadar ödenir.
–Münferit beyanname ile bildirilen kazançların vergisi beyanname verme süresi içinde vergi dairesine ödenir.
Ödeme süresinin son günü verginin vadesi tarihidir. Vadesinde ödenmeyen vergiler için her ay %2,5 gecikme zammı alınır. Vergi taksitleri zamanında ödenmezse alacağın tamamı muaccel olur.
–ikmalen ve re sen tarh olunan vergiler taksit süreleri içerisin de : süreleri gecmiş ise tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içerisinde ödenir.
–memleketi terk ölüm gibi mükellefiyetin kalkması halinde salınan vergiler beyanname verme süresi içinde ödenir.

Gelir vergisi mükellefleri(basit usul dahil ) ile sermaye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas olan kazanç tutarları vergi miktarını gösteren levhayı görülecek şekilde asmak zorundadırlar.
Kesinleşen vergi cezaları beyanları TRT yoluyla açıklanması vergi mahremiyeti sayılmamaktadır.Maliye Bakanlığınca kullanılabilen bu yetki Bakanlıkça mahalline devredilebilir.

TALİH OYUNLARI SALONLARINDAN ELDE EDİLEN KAZANÇLARDA ASGARİ VERGİ
6 oyun masasına her biri için aylık 800 YTL sonra gelen her oyun masası için 600 YTL ve
ilk 60 oyun makinesinin her biri için 80 ytl sonra gelen her oyun makinası için 60 ytl asgari vergi öderler.
Bakanlar Kurulu bu tutarı 10 katına kadar çıkarabilir.
Aylık dönemler itibariyle hesaplanan bu vergi müteakip ayın 20, günü akşamına kadar gelir vergisi bakımından bağlı bulunan vergi dairesine bir beyanname ile beyan edilir. Aynı süre içinde ödenir.

Bir önceki yazımız olan İktisat Teorisi Püf Notları başlıklı makalemizde Açıköğretim, açıköğretim dersleri ve İktisat hakkında bilgiler verilmektedir.

Incoming search terms:

idobüs
dekorasyon yeni mobilya modelleri ido Mobilya Modelleri Ve Fiyatı sgk sorgulama aöf