Türk Vergi Sistemi Geniş Özeti

KURUMLAR VERGİSİNDE MATRAHIN TESPİTİ

Kurum kazancı ilke olarak Gelir Vergisi Kanunundaki ticari kazanç esas alınarak tespit edilir. Kurum kazancının tespitinde, ticari kazançta olduğu gibi , gelirin elde edilmiş sayılması açısından tahakkuk esası geçerlidir. Gelir alacak olarak hesaplara geçirildiğinde vergiyi doğuran olay meydana gelir. Gelir vergisinde vergilendirme döneminde takvim yılı esas iken, Kurumlar vergisinde hesap dönemi ilkesinden hareket edilmektedir. Kurum kazançları yalnız gerçek usulde tespit edilir.
Kurumlar vergisine tabi olan tüzel kişiler birinci sınıf tüccar kabul edilir ve kurum kazançları bilanço esasına göre tespit edilir. Yemiye defteri, büyük defter, envarter ve bilanço defteri düzenlenir.

KURUM KAZANCI: DSÖS-DBÖS-EKLENEN DEĞERLER+ÇEKİLEN DEĞERLER

KONTROL EDİLEN YABANCI KURUM KAZANCI
Tam mükellef kurumların en az %50 sine sahip olmak kaydıyla yurt dışı iştirakleri, dağıtılsın yada dağıtılmasın belirli koşullarda Türkiye’de kurumlar vergisine tabi tutulur.

KURUM KAZANCININ TESPİTİNDE ÖZEL DURUMLAR

Zirai faaliyetle uğraşan kurumlarda kazanç tespiti: Gelir vergisi kanununun ticari Kazanca ilişkin hükümleri uygulanarak tespit edilir. Dar mükellef kurumların kazanç tespitinde özel durum: Kurumlar zirai ve ticari kazançla birlikte ücret, serbest meslek kazancı, msi, gmsi ve sair kazançlardan birini yada birkaçını veya hepsini birlikte elde ederse; Gelir vergisi kanununun ticari kazanca ilişkin hükümleri uygulanarak tespit edilir.

Kurum kazancının tespitinde indirilebilecek giderler

Gelir vergisi kanununa göre indirilecek giderler

– Kazancın elde edilmesi için yapılan genel giderler
– Çalışan işçilerin yiyecek,barınma, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı
– İş ile ilgili olarak sözleşme, ilan veya kanuna dayanarak ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar
– İş ile ilgili seyahat ve ikamet giderleri
– İşletmeye ait araçların amortismanları ve giderleri
– İşletme ile ilgili olmak üzere bina, arazi, gider, vergi, resim ve harçlar
– Amortismanlar
– Sendika aidatları
– işveren tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları

Kurumlar vergisi kanununa göre indirilecek giderler

A Hisse senedi ve tahvillerin ihraç giderleri[/B]

Kıymetli evrak çıkarken yapılan her türlü kağıt ve basım giderleri,damga resmi,sair harç ve resimleri, borsaya kayıt için yapılan giderler, noter ödemeleri, bankalara verilen komisyonlar, halkı katılmaya davet için yapılan ilan giderleri hasılattan indirilebilir.

B İlk tesis ve örgüt giderleri(kuruluş giderleri)

Kurumun tesis olunması veya yeni bir şube açılması veya faaliyetlerinin genişletilmesi için yapılan ve karşılığında maddi bir kıymet elde edilmeyen giderlerdir.
Piyasa araştırmaları, fizibilite raporları için yapılan harcamalar, seyahat ve reklam giderleri, esas sözleşme giderleri, kuruluşu tanıtma ve reklam giderleridir.

Bu giderler hasılattan iki şekilde indirilir.
* Birincisi ait olduğu yılın hasılatından indirilebilir.
* İkincisi ise giderlerin aktifleştirilmesidir. Bu durumda giderler amortismana tabi tutulur beş yılda beş eşit taksit halinde amorti edilir.

• Genel kurul toplantıları için yapılan giderlerle, birleşme, devir, bölünme, fesih ve tasfiye giderleri

Kurumlarca verilen yemek ve kokteyl giderleri kurum kazancı ile ilişkilendirilemediği için indirilecek giderler arasında kabul edilmez.

• Sermayesi paylara bölünmüş (eshamlı) komandit şirketlerde komandite ortağın kar payı:

Sermayesi paylara bölünmüş (eshamlı) komandit şirketlerin vergi matrahı komanditer ortaklara düşen kar payından oluşmaktadır.

• Katılım Bankalarınca katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları

• Sigorta teknik karşılıkları

• Muallak hasar karşılıkları

• Kazanılmış prim karşılıkları

• Hayat matematik karşılıkları

• Deprem hasar karşılıkları

• Zarar mahsubu

Geçmiş yıl zararları 5 yıldan fazla olmamak kaydıyla geçmiş yıl bilançolarına göre meydana gelen zararın matrahtan indirilebileceği belirtilmiştir.

• Diğer indirimler

Mükelleflerin işletme bünyesinde gerçekleştirdiği yeni teknoloji ve bilgi arayışına yönelik harcamaları tutarın %40 oranında ARGE indirimi yapılabilir.

Amatör spor dalları için yapılan sponsorluk harcamalarının tamamı, profesyonel spor dalları için yapılan sponsorluk harcamalarının %50’ si kurum kazancından indirilebilir.

• Bağış ve yardımlar

Yapılan bağış ve yardımlar o yıla ait kurum kazancının %5 kadar olan kısmı kurum kazancından indirilebilir.

Özel haller:

Yasada öngörülen kamu kurum ve kuruluşlarına bağışlanan okul, sağlık tesisi, 100 yatak( kalkınmada öncelikli bölgelerde 50 yatak) kapasitesinden az olmamak koşuluyla öğrenci yurdu, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi inşası için yapılan hertürlü bağış ve yardımlar ve mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış yardımının tamamı

KURUMLAR VERGİSİNDE MATRAHIN TESPİTİNDE ÖZEL DURUMLAR

Yabancı ulaştırma kurumlarında matrahın tespiti

Yabancı ulaştırma kurumların matrahı oluşturacak safi kurum kazancı , Türkiye’de elde edilen hasılata ortalama emsal oranının uygulanması ile hesaplanır. Ortalama emsal oranları maliye bakanlığınca tespit edilir.

Emsal oranları şöyledir:
Kara ulaştırmaları için :%12
Deniz ulaştırmaları için :%15
Hava ulaştırmaları için :%5

Tasfiye:

Bir ticaret kuruluşunun batması, kapanması gibi nedenlerle hesapların kesilmesi ve alacaklılara ortada kalan mal ve paradan paylarına düşen miktarın verilmesi anlamına gelir.

Sermayenin 2/3’ü yitirilmiş ve yitirilen sermaye ortaklar tarafından karşılanmaması , pay sahibi sayısının kanuni hedeflerin altına düşmesi, ortaklar mevcut şartlar altında belirlenen hedeflere ulaşamayacaklarına karar verirse veyahut genel kurulca şirketin feshine verilmişse kurum(infisah eder) ortadan kalkar. Tasfiye işlemi bundan sonraki aşamadır.
Tasfiye dönemi:
Tasfiye haline girmiş kurumların vergilendirilmesine hesap dönemi yerine tasfiye dönemi geçerlidir. Tasfiye dönemi kurumun tasfiye durumuna girdiği tarihle başlar.

Tasfiye işlemlerinde başlangıç tarihi infisah, iflastan başka bir nedenden ileri gelmişse, infisahın Ticaret siciline tescil ettirildiği tarihtir. Buda ilan ile gerçekleşir.

İflas nedeniyle infisah eden şirketlerde tasfiye başlangıç tarihi , ticaret mahkemesinin iflas kararında iflasın açılma anı olarak gösterildiği tarihtir.

Tasfiyenin bitişi , tasfiye sonunda düzenlenen kurum bilançosunun ve son hesabın kurumların yetkili organlarınca, (genel kurul tarafından) onaylanmasına bağlıdır. Nihai bilançonun yetkili organlarca onay zamanı, tasfiyenin bittiği tarih olarak kabul edilir.

Tasfiyeden vazgeçilmesi halinde , kurum hakkında tasfiye işlemi uygulanmaz. Tasfiyeden vazgeçe kararı , bu kararın alındığı dönemin başından itibaren geçerli olur.

Tasfiye ile ilgili işlemler:

Şirketin iflas nedeni dışında sona erdirilmesi durumunda tasfiye işlemleri tasfiye memurları tarafından yerine getirilir. Tasfiye memurları ana sözleşmede belirtilmişse tasfiye bu kişiler tarafından yürütülür. Ana sözleşmede tasfiye memurları belirtilmemişse , genel kurul tarafından pay sahipleri veya üçüncü kişiler arasından seçilebilir. Mahkemelerin doğrudan tasfiye memuru atama yetkisi yoktur. Ancak pay sahiplerinden birinin talebi ve haklı nedenlerden dolayı tasfiye memurlarını azlederek yerine yeni tasfiye memuru atayabilir. Tasfiye işlemleri ana sözleşme veya genel kurul kararı ile ayrıca tasfiye memuru atanmadıkça yönetim kurulunca yapılır. Tasfiye memurları mutlaka medeni hakları kullanma ehliyetine sahip kişilerden oluşmalıdır. Tasfiye memurları ilk iş olarak şirketin tasfiye başındaki durumunu inceleyerek , şirketin ilk bilanço ve envarterini düzenler. İkinci iş olarak da şirket defterleri ve diğer belgelerde alacak kayıtları bulunan kişilere taahhütlü mektup ve Ticaret Sicil Gazatesinde birer hafta arayla üç kez ilan yoluyla haberdar ederek alacaklarını beyana davet eder. Tasfiye memurları tahsil etmiş oldukları paraları Merkez Bankasına, yoksa muteber bir bankaya yatırmak zorundadır.

Tasfiye beyannamesi:
Tasfiye dönemi içinde, her yılın sonucunu gösteren Kurumlar Vergisi Beyannamesi , normal beyanname verme süresi içinde ilgili vergi dairesine verilecektir.
Tasfiyesi sona eren kurumlar için özel bir beyanname türü kabul edilmiştir ve buna tasfiye beyannamesi denir. Tasfiye beyannameleri hesap dönemini takip eden 4. Ayın birinci gününden 25. Günü akşamına kadar
Tasfiye dönemi içinde tasfiye de gerçekleşmişse 30 gün içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilir.

TASFİYE KÂRI

Bilanço esasına göre tasfiye kárı
Kurumların net varlığını ortaya çıkartmak amacıyla yapılan tasfiye işlemleri sonucunda elde edilen kazanca, Kurumlar Vergisi Tasfiye kárı demektedir. Öz sermaye yerinde servet değeri kavramı kullanılır.
Safi kurum kazancı; tasfiye başındaki servet değeri ile tasfiye dönemi sonundaki değer arasındaki müspet farktır.

Tasfiye kárı = Tasfiye sonu servet değerleri (+ ortağa ödenen avansı) -tasfiye başı servet değerleri(+ortağın sermaye borcu ödenmesi)

İşletme hesabı esasına göre tasfiye kárı

Birleşme:
Bir kurumun diğer kuruma katılmasına veya birden fazla kurumun birleşerek yeni bir kurum meydana getirmesine birleşme denir.
Sonuçları:
Birleşen kurum veya kurumlar infisah etmiş sayılır.
Doğan kurum yeni bir tüzel kişilik kazanır
İnfisah eden kurum hakkında tasfiye hükümleri uygulanır. (birleşme işleminde tasfiye zorunludur)
Birleşmede tasfiye kárı yerine birleşmek kárı vergi matrahı olur.
Devir:
Birleşmenin özel bir şeklidir. Şirketlerde şekil değiştirme devir hükümleri ile yapılır.

Bölünme: bölünen şirket tam mükellef bir sermaye şirket olmalıdır.

Tasfiye haline giren kurumlarda hesap dönemi yerine tasfiye dönemi geçerli olmaktadır. Bu nedenle vergilendirme de tasfiye dönemi itibariyle yapılmaktadır. Her tasfiye dönemine ait beyanname Nisan ayının birinci gününden 25. Günü akşamına kadar verilerek vergi tek taksitte Nisan ayı sonunda ödenir.

KURUMLAR VERGİSİNDE KAZANCIN BİLDİRİLMESİ

Normal hesap dönemlerinde kurumlar vergisi mükelleflerinin verdiği beyanname türleri:
3 tür beyanname türü verilir.

Yıllık beyanname : İlgili hesap döneminin sonuçlarını içerir. Hesap dönemini takip eden 4. Ayın (nisan) 1. Gününden 25. Günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine bildirilir.
Muhtasar beyanname : Kaynaktan kesilen vergilerin bildirilmesine yarar. Kaynaktan kesilen vergiler ertesi ayın 23. Günü akşamına kadar bağlı bulunan vergi dairesine ile bildiriler. Verildiği ayın 26. Günü akşamına kadar ödenir.
Özel (münferit) beyanname: Dar mükellef kurumların kazanç ve iratları, ticari ve zirai kazanç dışında diğer kazanç ve iratlardan, telif, ihtira, işletme, ticaret unvanı, gayri maddi haklardan oluşması halinde , bu kazanç ve iratlar özel beyanname ile bildirilir.

Beyanname verilme zamanı:

Normal hesap dönemi:

12 aydır. Hesap dönemini takvim yılı olarak belirleyen mükellefler beyannameyi nisan ayının 25. Günü akşamına kadar verirler ve vergiyi nisan ayı sonunda öderler.

Özel hesap dönemi:

Maliye bakanlığından izin almak koşuluyla beyanname özel hesap dönemini takip eden 4. Ayında 1. Günden 25. Günü akşamına kadar beyan edilir ve ayın son gününe kadar ödenir.

Ülkeyi terk halinde beyanname verilmesi:

Dar mükellef kurumlar veya vergi muhataplarının ülkeyi terk etmeleri halinde, beyannamenin ülkeyi terk etmeden önceki 15 gün içinde verilmesi gerekir.

Mücbir sebeplerin bulunması halinde beyanname verme süresi:

Doğal afetlerin meydana gelmesi, yangın ve sel gib durumlarda beyanname verme süresi durur. Duran süre nedenlerin sona ermesinden itibaren işlemeye başlar.

Zor durum hallerinde beyanname verilmesi:

Maliye bakanlığına yazılı olarak başvurmak koşuluyla, maliye bakanlığının uygun gördüğü takdirde en fazla 1 ay uzatılabilir.

KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİNİN (YILLIK BEYANNAMENİN) VERİLME YERİ VE ZAMANI

Kurumun bağlı olduğu vergi dairesi tam mükellef kurumlarda kanuni merkezin veya iş merkezinin bulunduğu yer vergi dairesidir.
İş ortaklıklarında sözleşmede belirtilen merkezin bulunduğu yer sözleşmede belirtilmemiş ise iş merkezinin bulunduğu yer
Dernek ve vakıflarda genel merkezin bulunduğu yer
Dar mükellefler Türkiye de işyerinin veya daimi temsilcisi yoksa yabancı kuruma kazanç sağlayanların bağlı bulunduğu vergi dairesine
Kurumlar vergisi beyannamesi ilgili vergi dairesine elden verilebileceği gibi taahütlü posta ile gönderilebilir. Bu durumda beyannamenin postaya verildiği tarih , vergi dairesine verilme tarihi olarak yerine geçer.

Kurumlar vergisinde dar mükellefiyette vergi stopajı:
Dar mükellef kurumlar Kurumlar vergisi kanununun 30. Maddesinde sayılan hasılat ve hizmet bedelleri üzerinden %15 vergi stopajı yapılmak vergilendirilir. Dar mükellef kurumların ticari, zirai ve diğer kazanç ve iratları stopaj kapsamında değildir.
Üzerinden vergi kesintisi yapılan bir gelirin beyan edilmesi halinde vergi stopajı bir ön vergi niteliği taşır ve beyanname verildiği zaman hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir. Gelir unsurunun beyan edilme zorunluluğu bulunmadığı halde , yapılan vergi stopajı nihai vergi olur.

KURUMLAR VERGİSİNİN ORANI VE TARH İŞLEMLERİ:

01.01.2006 tarihinden itibaren kurumlar vergisi oranı %20 olarak belirlenmiştir.

Kurumlar vergisinin tarhı:
Vergi her zaman vergi dairesine tarh olunur.
Beyannamenin elden verildiği hallerde, beyannamenin elden verildiği günde vergi dairesince tarh olunur. Tarh işlemi yapıldıktan sonra tahakkuk fişi kesilir ve vergi ödenecek aşmaya gelir.
Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde, vergi dairesine ulaştığı tarihten itibaren 3 gün içinde tarh edilerek tahakkuk fişi kuruma taahhütlü olarak gönderilir ve vergi ödenecek aşmaya gelir.
Kurumlar vergisinin hesaplanması:

Safi kurum kazancına vergi oranın uygulanması sonucu bulunur. Safi kurum kazancı , gayrisafi hasılattan kanunen kabul edilen giderler indirilerek bulunur.

HESAPLANAN VERGİDEN İNDİRİMLER

Geçici vergi: kurumlar vergisi mükellefleri , bir vergilendirme döneminde elde ettikleri kurum kazancını, vergilendirme dönemini izleyen yılda beyan ederek vergilerini hesaplarlar. Bu nedenle vergi gecikmeli ödenir. Diğer mükelleflerle kurumlar arasındaki vergi adaletinin sağlanması amacıyla Kurumlar vergisinde vergilendirme dönemi içinde peşin tahsil edilir ve bu işleme geçici vergi denir. Geçici vergi vergilendirme dönemi takip eden dönemde hesaplanacak Kurumlar vergisinden mahsup edilmek üzere yıl içinde peşin olarak tahsil edilir.
Kurumlar vergisi mükellefleri , vergilendirme döneminde her üç ayda bir bilanço çıkartır. Bilançolarda kar olması halinde , bulunan kárın %20’si oranında geçici vergi ödenir. Geçici vergi beyannamesi bilanço dönemin takip eden 2. Ayın 14. günü akşamına kadar verilir ve aynı ayın 17. günü akşamına kadar ödenir.

Yabancı ülkelerde ödenen vergiler: Kurumlar vergisinden indirilir. Bu indirimin yapılabilmesi için yurt dışında bir kazancın elde edilmiş olması ve kazancın Türkiye’de sonuç hesaplarına intikal ettirilmiş olması gerekir.

Kaynakta kesilen vergiler: Beyanname üzerinden hesaplanan Kurumlar Vergisinden indirilir. İndirilecek miktar
, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden fazla ise, durum yazı ile mükellefe bildirilir. Aradaki fark yazı tarihinden itibaren 1 yıl içinde mükellefin müracaatı üzerine kendisine iade olur.

KATMA DEĞER VERGİSİ

Harcamalar üzerinden alınan vergiler:
İstihlak vergisi Tüketim safhasında alınan vergiler
Toplu muamele vergisi Üretim, toptan satış ve perakende satış aşamalarının sadece birisi vergilendirilir.
Yaygın muamele vergisi Üretim, toptan satış ve perakende satış aşamalarının her birisi ayrı ayrı vergilendirilir.
Katma değer vergisi Her üretim ve satış aşamasına yaratılan katma değer üzerinden alınan vergidir. Türkiye de kdv’de indirim yöntemi uygulanmaktadır. Ülkemizde harcamalar üzerinden katma değer vergisi alınmaktadır. 01.01.1985 yılından itibaren uygulamaya girmiş ve 8 farklı vergi , hükmünü kaybetmiştir.
Dahilden alınan istihsal vergisi
İthalden alınan istihsal vergisi
Nakliyat vergisi
Ptt hizmetleri vergisi
İlan ve reklam hizmetleri vergisi
İşletme vergisi kanunu
Spor toto-loto vergisine ilişkin hükümler
Şeker istihlak vergisi

KATMA DEĞER VERGİSİNİN KONUSU:
Sürekli olarak yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler
İthal işlemleri (her türlü mal ve hizmet ithalatı)
Özellik arz eden hizmet teslimleri, diğer hizmetlerden doğan teslim ve hizmetlerdir.

Özellik arz eden hizmet teslimleri:
-Posta,telgraf, teleks vb hizmetler ile radyo ve televizyon hizmetleri
-Spor toto, piyango, at yarışları ve diğer müşterek bahis ve talih oyunları
-Profesyonel sanatçıların yaptığı gösteriler ve prof. Sporcuların yaptığı maç, yarış vs.
-Hazinece yapılan taşınmaz mal satışları hariç , müzayede ve gümrük sahasında yapılan satışlar
-Bor hattı petrol, gaz vb ürünlerin taşınması.

Teslim: Bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik yada onun adına hareket edenlerce , alıcıya veya onun adına hareket edenlere devredilmesidir.
Hizmet:Teslim ve mal ithalatı dışında kalan işlemler olarak tanımlanmıştır.

VERGİYİ DOĞURAN OLAY:
Malın teslimi, fatura vb bir belgenin düzenlenmesi ile ortaya çıkar. Hangisi önce yapılmışsa vergiyi doğuran olay esas o alınacaktır.
Kısım kısım mal teslimleri veya hizmet ifalarında her bir kısmın gerçekleşmesi
Komisyon aracılığı ile yapılan satışlarda malların alıcıya geçmesi
Malın alıcı veya onun adına hareket eden kişiye gönderilmesi durumunda ,malın nakliyesinin başlatılması yada nakliyeciye verilmesi
Ülkeler arası yapılan taşımacılıkta gümrük hattından geçilmesi anında vergiyi doğuran olay meydana gelir.

Mutavassıt mükellef: kendi nam ve hesabına ödediği vergiyi bir başkasına yasal olarak yansıtan diğer değişle başkasından yasal olarak tahsil eden kişidir.

Katma değer vergisi mükellefleri:

Mal teslimi ve hizmet iflası hallerinde bu işleri yapanlar
Mal ve hizmet ithal edeneler
Transit taşımacılara gümrük ve geçiş işlemlerine muhatap olanlar
Ptt ve radyo televizyon kurumları
Şans talih oyunları genel müdürlükleri
At yarışı vs tertipleyen
Gvk nın 70. Maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler
İsteğe bağlı mükellefiyete talepte bulunanlar.

Katma değer vergisinde istisnalar:
İhracat istisnası
Araçlar ve petrol aramalarında ve teşvik belgeli yatırımlarda istisna
Taşımacık istisnaları
Diplomatik istisna
İthalat istisnası
Sosyal ve askeri amaçlı istisnalar
Diğer istisnalar
İstisnadan vazgeçen 3 yıl geçmedikçe tekrar istisnadan yararlanma talebinde bulunamaz.

Verginin matrahı
Gelen olarak teslim ve hizmet işlerinde bu işlerin karşılığını teşkil eden bedel, vergi matrahıdır. Bedelin belli olmaması, paradan başka değer olması veya takdiri durumlarda , işlemin maliyetine göre emsal bedel veya emsal ücreti matraha esas alınır.

Gümrük depoları ve müzayede salonlarında yapılan satışlarda kesin satış bedeli matrah alınır.

Verginin nispeti:
Vergiye tabi işlemler için %10’dur. Bakanlar kurulu bu oranları 4 katına kadar arttırmak ve %1 oranında indirmeye yetkilidir.
Bakanlar kurulu yetkisine dayanarak mal ve hizmetler için 3 farklı oran tespit etmiştir.

%1 oran:
Buğday,arpa, üzüm, incir kayısı, pamuk, fındık , şeker pancarı, tiftik, fiğ gibi zirai ürünler, un ve ekmek, gazete, dergi, kiralamalar, kullanılmış binek oto, 150m2 kadar konut teslimi, küçük ve büyükbaş hayvan ve etleri, insan sağlığı için kan teslimleri %1 oranında

%8 oran:
Süt, yoğurt, yumurta, zeytin, çay , tuz kristal şeker, tost ekmeği, kaygın kullanılmayan katkılı ekmekler, yağ, sebze, meyve vs temel gıda maddeleri, doğal gaz, tereyağı, sinema, tiyatro, opera giriş biletleri, kitap vs yayınlar
%8 oranında kdv ye tabidir.

Listede belirtilmeyen mallar ve hizmetler %18 oranında kdv’ye tabi tutulur.

Katma değer vergisi aksine hüküm bulunmadıkça mükelleflerin yazılı beyanı üzerine tarh olunur. Genel olarak beyanname , vergilendirme dönemini takiben ayın 24’üne kadar verilir. 26. günü akşamına kadar ödenir. 1986 yılının başından itibaren gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerin tümünün aylık beyanname vermeleri kararlaştırılmıştır.
Vergilendirilme dönemleri:
Basit usulde vergilendirilen mükellefler için bir takvim yılı
Vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar bir ay
İthalde , transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasındaki taşımacılık işlerlinde gümrükten geçtiği an

Katma Değer Vergisi beyannamenin verildiği gün, posta ile gönderilmişse geldiği tarihi takip eden 7 gün içinde tarh edilir.
Tarh yeri:
Mükellefin işyerinin bulunduğu
Birden çok işyeri varsa, gelir ve kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu yer
Gayrimenkul tesliminde mükellefin isteği üzerine gayrimenkulün bulunduğu vergi dairesidir.

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ

Veraset ve intikal vergisi tarihsel kökleri eskilere dayanan bir servet vergisidir. Veraset vergisi ve intikal vergisi olmak üzere birbirini tamamlayan iki vergiden oluşur.
Veraset vergisi: Miras yoluyla gerçekleşen intikalleri vergilendirir. Türkiye’de ölüme bağlı olaylarda veraset vergisi alınır.,
İntikal vergisi : Sağlar arasında gerçekleşen ivazsız intikaller üzerinden alınan vergidir.İntikal vergisi veraset vergisinin boşluklarını dolduran telafi edici vergi niteliğindedir.
Veraset yoluyla intikalleri vergilendirmenin iki yöntemi vardır:
• Tereke vergisi: Ölen kişinin terekesi mirasçılarına geçmeden terekenin tamamı üzerinden artan oranlı olarak alınan objektif servet vergisidir.
• Miras payı vergisi: Terekenin mirasçılara intikal payları vergilendirilir. Verginin mükellefi mirasçılar olduğu için subjektif bir vergidir. Ülkemizde uygulanan veraset vergisi miras payı vergisidir.

Verginin konusu:

Veraset yoluyla veya ivazsız şekilde bir kişiden diğer kişiye intikal eden mallar üzerinden alınır.

Mamalek: Bir kişinin sahip olduğu aktif ve pasif mal hak ve borçlarının tümüdür.
Veraset yoluyla intikal: Miras, vasiyet ve miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarruflarla gerçekleşen intikaller anlamına gelir.
İvazsız intikal: Bağışlama veya herhangi bir şekilde karşılıksız edinimleri ifade etmektedir.

Türkiye’deki malların ve hakların sahibi T.C vatandaşı olsun yada olmasın bu mallar veraset ve intikal vergisine konu olmaktadır.

Verginin mükellefi:

Veraset yoluyla yada ivasız bir şekilde mal edinen gerçek ve tüzel kişidir.
• Medeni kanuna göre mirasbırakanın 1. Derece mirasçıları , onun altsoyudur. Altsoy : ölen kişinin çocukları, torunlar ve torunlarının çocuklarını eder. Çocuklar eşit olarak mirasçıdır.
• Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, anne ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdır.
• Altsoyu , anne ve babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, büyükanne ve büyükbabadır.

Sağ kalan eş , birlikte bulunduğu zümreye göre miras bırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur:

• Miras bırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı ise , mirasın %25’i =1/4
• Miras bırakanın anne ve babası ile birlikte mirasçı olursa %50’si =2/4
• Miras bırakanın büyükanne ve büyükbabası ile birlikte mirasçı olursa %75’i=3/4 bunlarda yoksa tamamı %100’ü oranında mirasçı olur.

Verginin matrahı:

Veraset ve intikal vergisinin matrahı, kural olarak intikal eden malların Vergi Usulü Kanununa göre bulunan değerleridir.

Gayri menkuller: Emlak vergisine esas olan değerle vergilendirilir.
Menkul mallar : menkul mallar ve gemiler rayiç bedel ile değerlendirilir.
Yabancı parlar : Borsa rayici ile , borsa rayici yoksa Maliye Bakanlığınca tespit olunacak kura göre değerlendirilir.

Değerlendirme günü , miras yoluyla gerçekleşen intikallerde mirasın açıldığı gündür. Medeni Kanuna göre miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır.

İndirilebilecek olan hususlar:
• Mirasbırakanın belgeli borçları ve vergi borçları
• Bağışlama ve karşılıksız kazanımlarda intikal eden malın kendi varlığına ilişkin borç ve vergi borçları
• Belgelendirmek koşuluyla T.C vatandaşı olan kişilere ait yabancı ülkelerde bulunan malların yabancı ülkelerde olan borç ve vergi borçları
• Miras bırakanın cenaze giderleri

Ölenin sağlığında icra dairesi veya mahkemeye intikal etmiş ve takip edilmekte olan alacak ve borçlarının beyannamede gösterilmesi gerekmektedir.

Vergi tarifesi: veraset ve intikal vergisi artan oranlı bir tarifeye sahiptir.

Beyanname verilmesi:

• Veraset yoluyla geçekleşen intikallerde, beyanname ölen kişinin ikametgahının bulunduğu yer vergi dairesine verilir. Diğer yollarla gerçekleşen intikallerde , tasarrufu yapan kişinin ikametgahının , tüzel kişilerde ve diğer kuruluşlarda ise merkezlerinin bulunduğu yer vergi dairesi yetkili dairedir.
• Miras bırakan veya tasarrufu yapan kişi yabancı bir ülkede ikamet ederse, beyanname bu kişilerin Türkiye’de son ikamet ettikleri yer vergi dairesine verilir.
• Miras bırakan veya tasarrufu yapan türkiyede hiç ikamet etmemişse veya son ikametgahı belirtilmemişse , beyanname Maliye Bakanlığı’nın belirleyeceği vergi dairesine verilir.
• Yabancı ülkelerde bulunan kişiler beyannamelerini Türk konsolosluklarına verir.

Beyannamemin verilme ve ödeme süresi:

1/ Veraset yoluyla gerçekleşen intikallerde beyanname verme süreleri :
• Ölüm Türkiye’de gerçekleşmiş ve mükellefler Türkiye’de ise ölüm tarihini izleyen4 ay içinde , mükellefin yabancı bir ülkede bulunması halinde 6 ay içinde
• Ölüm yabancı bir ülkede gerçekleşir, mükellefler Türkiye’de ise 6 ay, mükelleflerde öleninin bulunduğu ülkede ise 4 ay
• Gaiplik halinde, kararın ölüm siciline kaydolduğu tarihi izleyen 1 ay içinde
• Diğer şekilde gerçekleşen intikallerde malların hukuken edinildiği tarihi izleyen bir ay içinde

Ödeme süreleri:

Veraset ve intikal vergisi tahakkukundan itibaren 3 yılda ve her yıl mayıs ve kasım aylarında olmak üzere (5. Ay ve 11. Ay) 6 eşit taksitte ödenir.

• Sulh yargıçları, icra, nüfus ve tapu memurları, yabancı ülkelerdeki Türk konsolosları , mahalle köy muhtarları, banka, banker ve şirketler ve emanet kabul eden gerçek ve tüzel kişiler her ay haberdar oldukları ölüm olayları ile intikalleri ertesi ayın 15. Günü akşamına kadar vergi dairesine yazıyla bildirmek zorundadır.

MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ

Mülkiyete bağlı olarak alınan ve süreklilik taşıyan , dolaysız, objektif, özel bir servet vergisidir. Konusu : yasada belirtilen motorlu kara, deniz ve hava taşıtları konusunu oluşturur. Bisiklet, planör, kayık gibi motorsuz taşıtlar bu verginin konusuna girmez.

Motorlu taşıtlar vergisinin mükellefi:
Trafik sicili, Belediye sicili veya liman sicili ile Ulaştırma Bakanlığınca tutulan sivil hava vasıtaları sicilinde adlarına motorlu taşıt kayıt ve tecil edilmiş olan gerçek ve tüzel kişilerdir.

Vergiyi doğuran olay: motorlu taşıtların gerçek ve tüzel kişiler adına sözü edilen sicillere kayıt ve tescil anı önem taşımaktadır.
İstisnaları:

Motorlu taşıtlar vergisi kanununda vergi dışı bırakılmış taşıtlar:

• kamu kurumlarının taşıtları:
• diplomatlara ait taşıtlar: (karşılıklı olmak kaydıyla fahri konsoloslar hariç)
• malül ve engellilerin taşıtları: (sakatlık dereceleri %90 )
• tasarruf mevduatı sigorta fonuna intikal eden bankalara ait taşıtlar
• türk kuşu ve thy ait uçak ve helikopterler

Vergi tarifeleri:

Motorlu taştılar vergisi , spesifik nitelikte 4 ayrı tarife üzerinden hesaplanır.
Motorlu taşıtlar vergisi hesaplanırken dikkate alınan unsurlar:
• kalkış ağırlığı
• motor gücü
• yaş(model)
• oturma yeri(istiap haddi)
• motor silindir hacmi
• taşıtın gücü
• taşıtın cinsi

Motorlu taşıtlar vergisi , yetkili vergi dairesi tarafından her yıl ocak ayının başında yıllar olarak tarh ve tahakkuk ettirilir.

Verginin ödenmesi: Her yıl ocak ve temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenir.

EMLAK VERGİSİ

Emlak vergisi özel bir servet vergisidir. Objektif vergi gurubuna girer. Bunun yanında süreklilik taşıyan olağan bir vergidir. Emlak vergisi kanunun 1970 yılında kabul edilmiştir. 1986 yılında bu verginin geliri belediyelere bırakılmıştır.
Emlak vergisi kanunu bina vergisi ve arazi vergisi olarak iki ayrı vergiyi içerir.

Bina vergisi: Konusunu Türkiye sınırları içinde bulunan binalar oluşturur. Binanın karada, yer altında, gölde, denizde inşa edilmiş olması niteliğini değiştirmez.
Bina vergisinin mükellefi bina maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenlerdir. Bir binaya paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranlarında mükelleftirler.
Malik: bina üzerinde paylı mülkiyet hakkına sahip gerçek ve tüzel kişileri ifade eder.
İnfa hakkı: mülkiyeti başkasına ait malı kullanma ve ondan yararlanma hakkı.
Paylı mülkiyet: birden çok kimse , maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir.
El birliğiyle mülkiyet: kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallarla birlikte malik olanların mülkiyetidir.

• Gerek bina vergisinde gerekse arazi vergisinde ekonomik ve sosyal nedenlerle daimi ve geçici muafiyetlere yer verilmiştir. Her iki vergide de birer istisna yer almıştır. Bu istisnalar köylerdeki meskenlere ve arsalar hariç, arazilere tanınmıştır.
• Bina ve arazi vergisinde matrah, vergi değeridir. Vergi değeri emlâkın rayiç bedelidir. Rayiç bedel ise bina ve arazinin bildirim tarihindeki normal alım satım bedelidir.
• Vergi matrahı rayiç bedelden istisna ve muafiyetler düşüldükten sonra bulunan değerdir. Eğer istisna ve muafiyet yok ise matrah vergi değeridir.
• Bina vergisinde oran meskenlerde binde 1, işyerlerinde binde 2, arazilerde binde 1, araslarda binde 3’tür. Büyükşehir belediyelerinde oranlar %100 arttırımlı olarak uygulanır. Emlâk vergisi takdir olunan vergi değeri, esas alınarak tarh edilen bir vergidir.
• Emlâk Vergisi birincisi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikincisi de Kasım ayında olmak üzere iki taksit halinde ödenir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir