Uluslar Arası İşletme Final Özeti

ÜNİTE 9
ULUSLAR ARASI İŞLETMLERDE İNSAN KAYNALARI YÖNETİMİ
İnsan Kaynakları yönetim fonksiyonu, bir işletmenin iş görenlerinin bulunması, yerleştirilmesi, değerlendirilmesi, ücretlendirilmesi ve geliştirilmesi faaliyetlerini yerine getirmektedir.

Uluslar arası İşletmelerde İnsan Kaynakları Süreci ; İşe alma, eğitim ve geliştirme, performans değerleme, ücret yönetimi, işçi ve işveren ilişkileri.
ULUSLAR ARASI İŞLETMELERDE KODROLAŞMA POLİTİKALARI
Büyük işletmelerin başarıları şunlara bağlıdır;
*İşletme için uygun elemanı seçmek
*Seçilen elemanı uygun yerde çalışabilmek
*Bireysel ve örgütsel ihtiyaçları karşılaya bilecek biçimde geliştirebilmeye bağlıdır.Bunlar;
1)Etnosentrizm: Uluslararası işletmelerin, bağlı kuruluşlarına ve ana işletmede ana ülkeden yönetici görevlendirmeleri etnosentrizmdir.
Etnosentrizm Politikaların uluslar arası işletmelere sağladığı yararlar;
*Yeterli teknik ve yönetsel bilgi
*Ana merkez personeliyle etkin iletişim
*Bağlı kuruluş faaliyetleri üzerinde kolay kontrol ve koordinasyondur.
Sakıncaları:
*Yabancı dile,sosyo-ekonomik, politik ve yasal ortama uyum zorluğu,
*Ülke dışına yollanan yöneticilerin seçim,eğitim, kendilerinin ve ailelilerinin geçimlerini sağlanmasının maliyetli oluşu,
*Ev sahibi ülkenin bağlı kurulusun yönetiminde yerel yönetilenin bulunması konusundaki baskıları,
*Yönetici ailesinin çevreye uyum sorunları özellikle çalışmayan yönetici eşlerinin durumu.
2)Polisentrizm: Uluslar arası işletmenin ülke dışı faaliyetlerinde(bağlı kuruluşlarında)ev sahibi ülke uyruklu(yerel)yönetici görevlendirmesi polisentrizmdir.
Polisentrizm politikaların uluslar arası işletmelere sağladığı yararlar:
*Dil,kültür,sosyo ekonomik,politik,yasal çevreye ve faaliyete
*Ev sahibi ülkenin isteklerine etkili yanıtlar verebilme,
*Yöneticilerin işletme maliyetinin düşük olması,
*Yerel yöneticilere ilerleme olanağının sağlanması sonucu motivasyonun artmasıdır.
3)Geosentrizm: Uluslar arası bir işletmenin yöneticilerini ana ülke ve ev sahibi ülke dışında üçüncü bir ülkeden(ki bu ülkedünyanın herhangi bir yerinden olabilir)sağlaması geosentrizmdir.
Geosentrizm politikalarının uluslar arası işetmelere sağladığı yararlar:
*Yeterli uzmanlığa sahip yöneticiye ulaşılması,
*İşe en uygun personelin sağlanması,
*Etnosentrik politikaya göre daha az maliyeti olmasıdır.
4)Reglosentrizm: Uluslararası bir işletmenin bağlı kuruluşlarını bölgesel olarak ele alıp,yöneticilerini bu bölgeden sağlaması regiosentrizmdir.
Uluslar arası işletmelerde dış görevlendirmede başarıyı sağlayan unsurlar:
1)Kişisel uyum:Ülke dışında görevli personellerden,yüksek öz saygılı,yüksek öz güvenli ve iyi zihniyetli olanlar,dış görevlendirmelerde başarılı olmaya daha yakın olmuştur.
2)Diğerlerine uyum:Ülke dışında görevli personellerin ev sahibi ülke bireyleri daha etkin iletişim kurabilmeleri başarılarını artıracaktır.Burada;ilişkilerin geliştirilmesi ve iletişim kurmaya istekli olmak iki önemli faktördür.
3)Algılama kabiliyetleri:Başka ülkelerdeki insanların davranış şekillerini anlamaya yöneliktir.
4)Kültürel Zorluklar:Ülke dışında görevli personellerin herhangi bir görevlendirmeye nasıl uyum sağlayacağının,görev yeri ülke ile ilişkisine yönelmeyi gösterir.
Eğitim:Belli bir işle ilgili yetenek ve beceri artırmak için yönetilen öğretimdir.Örneğin;eğitim programları bir işciye yabancı dille öğretmek.
Geliştirme;Yöneticileri yeni görevlere veya üst düzey pozisyonlara hazırlamaktır.
Değerleme:yöneticinin ve çalışanların yapabilecekleri ile onların kendi isteklerini yaptıklarında işletmelerin ne hissettiği arasındaki farkı belirlemeyi içerir.
Eğitim Yöntemleri ve Prosedürler
Uluslar arası işletmelerin eğitim ve geliştirme programı planlarken ilk dikkate alınması gereken konu;standartlaşmış programlarımı yoksa kendi geliştirdiği özelleştirilmiş programların mı uygulanacağıdır.
Standartlaşmış programların bir üstünlüğü özelleştirilmiş olanlardan daha ucuz olmalarıdır.Diğer yandan, standartlaşmış programlar işletmenin isteklerini tam karşılayamaz.
Özelleştirilmiş programlar , standartlaşmış oranlara göre daha pahalıdır.Bununla birlikte çalışanların tam ve doğru bilgiye ulaşmalarını sağlar.

Ülke Dışında Görevli Yöneticiler Verilecek Eğitimler
*Kültürel Eğitim:Kültürel eğitim,ev sahibi ülke kültürünü anlatmayı amaçlar.Ülke dışında görevli personelin ev sahibi ülke kültürü,tarihi,politikası,ekonomisi,inançları,iş uygulamaları konusunda eğitim almaları gerekmektedir.Yöneticinin eşini veya tüm ailenin kültürel eğitim programına dahil olması başarıyı artıracaktır.
*Dil Eğitimi:İngilizce,dünya çapında kullanılan iş dilidir,sadece İngilizceyi kullanarak dünyadaki tm iş bağlantıları gerçekleştirilebilir.
*Uyum Eğitimi:Pratik eğitim, ülke dışında görevli yöneticilerin ve ailelerinin ev sahibi ülkede günlük yaşantılarını kolaylaştırmaya yardım etmeyi amaçlar.
ULUSLAR ARASI İŞLETMELERDE PERFORMAN DEĞERLENDİRME
Performans, belirlenen koşullara göre bir işin yerine getirilme düzeyidir.
Performans değerleme,bir işletmede çalışan belirli bir dönem içinde çalışanlarının ve yetkinliklerin önceden belirlenmiş ölçütlere göre sistemli olarak ölçülmesi ve gelişme potansiyellerinin ortaya çıkarılmasıdır.
ULUSLAR ARASI İŞLETMELERDE ÜCRET YÖNETİMİ
Ulusal ödeme Farklılıkları
Gerçek farklılıklar,değişik aynı seviyede yöneticilerin ödemelerinden ortaya çıkar.Ödemelerdeki farklılıklar uluslar arası işletmelerde önemli bir sorun doğurmuştur.
Uluslar arası işletmelerde ücret belirleme
Uluslararası insan kaynaklarında diğer önemli bir konu yöneticilere verilecek ücretleri(ikramiye,sağlık,hayat ve emekli sigortaları) belirlemedir.
Yabancı Yöneticiler İçin Ödemeler
Yabancı yöneticilere daha karmaşık ücret ve ödemeler uygulamaktır.Birçok uluslar arası işletme;dövizin değişimi oranında,yaşam standartlarından,yaşam tarzı normlarından doğan farklar dolayı bu tür yöneticilere farklı ödemeler sunmayı gerekli görüyor.
ÜNİTE 10
ULUSLAR ARASI İŞLETMELERDE PAZARLAMA
Uluslar arası Pazarlama
Uluslar arası pazarlamada, işletme amaçlarına ulaşmayı sağlayacak değişimi gerçekleştirmek üzere malların,hizmetlerin,fikirlerin geliştirilmesi, fiyatlandırılması, dağıtılması ve tutundurulmasına ilişkin olarak birden çok ülkede yapılan planlama ve uygulama sürecidir.Uluslararası pazarlama yöntemi de üç temel alanda karar verme üzerinde durur.Bunlar;
*Uluslar arası pazarlara girip girmeme kararı
*Girilecekse hangi pazarlara girileceği kararı
*Bu pazarlara nasıl hizmet verileceği kararıdır.
Uluslar arası işletmeler,dünya pazarlarında pazarlama faaliyetlerinde bulunmakla çeşitli üstünlükler elde ederler.
*Rekabet edebilmek veya rekabetten kaçınmak
*Vergi üstünlüğünü elde etmek
*Ürünün pazarda kalma süresini uzatmak
*İşletmenin karlarını korumak veya artırmak
ULUSLAR ARASI İŞLETMELERİNÜRÜN PLANLAMASINDA STRATEJİK ALTERNATİFLARİ
Ürün Farklılaştırma:Üretici işletmenin kendi ürününü rakip ürünlerden daha iyi olduğunu ve tüketicilerin algılamalarına yardım etmek için ürünün özelliklerinde değişiklik yapmasıdır.
1-Dünya Çapında Tek Ürün , Farklı Tanıtma:Örneğin;Coca Cola
2-Yararlanma Şekli Değişen Tek Ürün,Farlı Tanıtma:Örneğin;Hollanda gibi bir ülkede bisiklet gerçekten bir taşıma aracı iken,İsviçreli için bir spor aracı olabilir.
3-Tanıtmayı Değiştirmeden Ürünün Şeklini Değiştirmek:Örneğin;Bazı akaryakıt şirketlerinin aynı reklamla arzuya göre farklı oktan ve karışımla benzin satmaları.
4-Hem Üründe hem tanıtmada değişiklik yapma:ABDye satılan alman otomobillerinin ,ABDdeki standartlara uygun olma zorunluluğu bu stratejiye örnek verilebilir.
5-Yeni ürün üretmek:
ULUSLAR ARASI PAZARLAMA FİYATLANDIRMA
Fiyat Rekabet:Benzer kalitede olan aynı türden ürünlerin üreticileri yada satıcıları arasındaki fiyata dayalı rekabettir.
Uluslar arası fiyatlandırma Yöntemleri
1)Maliyetlere Göre Fiyatlandırma:Bu yöntemde ihraç malının fiyatlandırılmasında dış pazardaki rekabet fiyatının yerine firmanın kendi maliyetleri göz ününe alınmaktadır.Tam maliyetlere göre,fiyatlandırmada.
2-Talebe göre fiyatlandırma:Yeni bir teknolojinin ürünü olarak ortaya çıkan ya da tekel koşullarında pazara sürülen mamuller için söz konusu olan bir fiyatlandırmadır.
3-Rekabete göre fiyatlandırma:Rekabet fiyatı , Uluslar arası pazarda yada mamülün satışının düşünüldüğü pazarda oluşan fiyattır.
İHRACATTA FİYATLANDIRMA STRATEJİLERİ
İhracatta fiyatlandırma stratejilerinin aşağıdaki şekilde açıklamak mümkündür.
1)Pazar kaymağını alma
2)Talebin yaygınlaştırılması
3)Pazar nüfus etme
4)Rakiplerin pazardan dışlanması
İhracat fiyatlandırma stratejilerini belirlenmesinde bir dizi faktörün dikkate alınması gerekir.Bu faktörler sırayla.
*İşletme düzeyindeki föktörler
*Ürüne özgü faktörler
*Pazar faktörleri
*Çevresel faktörler
*İhracat fiyatını belirlenmesi
ULUSLAR ARASI PAZARLAMADA DAĞITM KANALLARI PLANLAMASI
Genel kapsamlı bir dağıtım kanalı planlamasındaki aşamaları şöyle sıralana bilir:
1)Pazarlama amaçlarını saptanması
2)Tüketicilerden ve aracı işletmelerdeki değişiklikleri izlemek ve değerlendirmek
3)pazarlama stratejilerinin planlanması
4)Her bir ülke için ayrı dağıtım kanalı politikası tespit etmek
5)Dağıtım kanallarındaki işletmelerin çalışmalarını düzenlemek
6)Kanalı işletmelerinin çalışmalarını kontrol etmek.
Lojistik:Müşteri ihraçlarını karşılamak amacı ile üretim ve tüketim noktalan arasında ürünlerin, hizmetlerin ve bunlarla ilgili bilgilerin toplanmasını ve tedarik zinciri sürecini önemli bir halkasınıdır.
ÜLKE DIŞI DAĞITIM KANALI ÜYELERİN SEÇİMİ
İhracatta genellikle acenteye , distribütöre dönük bir çalışma yapılır.
Acentelerin Yarar ve Sakıncaları
Satış acentesi veya bir ücret veya komisyon karşılığında müşteri bulmada ve satışlarını gerçekleştirmede yardımcı olur.Acente,stokta mal bulundurmadığı için asıl pazarlama ve finansman riski ihracatçıdadır.Sevki yatlar doğrudan doğruya yapılır.Acente , tüm ödemelerden sonra komisyonunu alır.
Acentelerin Yarar ve Sakıncaları
*Yerel alıcılara doğrudan temas kurma imkanı sağlar
*Satış politikaları , fiyatlar ve müşteri seçimleri tamamen ihracatçının elindedir.
*Acente vasıtasıyla, o ülke pazarındaki değişikliklerden zamanında haberdar olunarak gerekli ayarlamalar yapıla bilir.
*Acentenin çalışmaları ,reklam ve sergilere desteklene bilir.
Distribütör, genellikle belirli bir dış Pazar alanı içinde malın satışında yetki verilen bir kuruluştur.Üretici veya ihracatçı malını bu işletmeye peşin , kredili ve ya vadeli verebilir.Distribütör , malın yerel pazarlaması ile ilgili riskleriyle yükümlüdür.Malın kendi hesabına ithal eder, gereken servisler de onun sorumluluğundadır.
Distribütörle çalışmanın yararlarını aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür;
*Distribütör malın tek ithalatçısı olarak daha çok miktarda mal alabilir.
* Distribütörden yararlanmakla çeşitli müşteri riskleri azaltıla bilir
*Malınızın tek ithalatçısı ve satıcısı olarak tüm imkan ve yatırımlarını bu işe tahsis etmiş olan Distribütör , malınızın satışlarını artırmada daha etkin rol oynar
DIŞ PAZARDA SATIŞ ÇABALARININ AMAÇ VE HEDEFLERİ
Bir malın uluslar arası çapta pazarlanmasını destekleyici çabalarda temel amaç:
*Malın varlığı ve dayanıklığı hakkında alıcıları ikna etmek
*Malın onların bazı ihtiyaçlarını tan olarak gidermedeki etkinliğini göstermek
*Onlarda işletmenin güvenilir bir arz kaynağı olduğu inancını yaratmaktır.
SATIŞLARI ARTTIRICI ÇABALARIN PLANLANMASI
Nasıl bir plan hazırlanırsa temel yaklaşımdaki adımları şöyle sıralaya biliriz:
*Pazarlama amaçlarını saptamak
*Pazarlama programı içinde satış geliştirme çabalarının yerini belirlemek
*Pazarlama kime ve ne amaçla hitap edileceğini saptamak.
*Yararlanılacak tutundurma uygulamalarının bir karışımını yapmak
*Satış artırma programını uygulamak
*Geri bilgi akışını sağlayarak uygulanan programın etkinliğini tespit etmek
İHRACATI TEŞVEİK AMACI OLARAK REKLAM
Reklam:Malların hizmetlerin ve düşüncelerin geniş kitlelerde durulması ve benimsenmesi amacıyla bir ücret karşılığın da , kişisel olmayan bir biçimde sunulmasıdır.Reklam , işletmecinin kendi mallarını ve işletmesini tanıtmada en çok yararlandığı araçtır.
İHRACAT TEŞVİK ARAÇLARI
*Sirküler
*İhracat katalogları
*Uluslar arası Sosyal, teknik ve bilimsel yayınlar
*Satın alma yerinde yararlanılan reklam araçları
*Örnek gönderme
*Dış ülkelerdeki ticaret ataşeliklerinden yararlanma
*Uluslar arası sergi ve fuarlara katılma
*Üretici veya ihracatçının dış pazarları ziyareti.
ÜNİTE 11
ULUSLAR ARASI MUHASEBE
Muhasebe işletmeyle ilgili ekonomik etkinliklerin tanımlanması ölçülmesi ve karar vericilere iletilmesi sürecini kapsar. Muhasebe sistemi; *işletmenin finansal durumu, *faaliyet sonuçları, *finansal başarımı, konularında bilgi sağlar.
İşletme dışı bilgi kullanıcıları işletme dışında olan fakat işletme ile doğrudan ekonomik ilgisi olan veya olma eğilimin de olan taraflardır. Örneğin; yatırımcılar, kredi verenler, müşteriler, satıcılar ve devlet vb.
Kredi verenler işletmenin kredi değerliliğini likiditesini, yani işletmenin borç ödeme gücünün iyi olup olmadığının görme ihtiyacındadırlar. Müşteriler işletmeden olan taleplerinin yerine getirilip getirilmeyeceğini, satıcılarda peşin ya da kredili satış yapıp yapmama kararı gibi konularla ilgili bilgi ihtiyacındadırlar.
Muhasebenin gelişimini şekillendiren değişkenler
Bir ülkenin muhasebe sisteminin gelişimi çok sayıda faktör tarafından etkilenir. Bunlar;
– İşletme ve işletmeye sermaye sağlayan taraflar arasındaki ilişki(sermayenin kaynakları)
– Diğer ülkelere politik ve ekonomik bağlar
– Ülkenin yasal sistemi
– Ülkenin ekonomik sistemi ve gelişmişlik düzeyi
– Ülkenin kültürü ve kültürel değerler
İşletmeye sermaye sağlayan taraflar

Sermaye sağlayan taraflar ile işletme arasındaki ilişkilerin muhasebe sistemleri üzerinde etkiye neden olan unsurlar;
– yatırımcı ve kredi verenlerin yani bilgiyi kullananların kim olduğu(bireyler, kredi verenler, devlet)
– Yatırımcıların ve kredi verenlerin sayısı
– İşletme ile yardımcı/kredi verenler arasındaki ilişkinin yakınlık derecesi
– Sermaye piyasalarının gelişmişlik düzeyi
– Uluslar arası serm. Piyasalarını kullanabilme yeteneği
Ülkelerin Yasal Sistemleri
Yazılı hukuk haline getirilmemiş – genel kabul görmüş – ilke ve kuralların geçerli olduğu ülkeler; ABD, İngiltere gibi anglo sakson hukuk sisteminin etkili olduğu ülkelerde muhasebe yöntemleri bağımsız standart belirleyici tarafından oluştururlar. ABD İngiltere, özellikle bireysel yatırımcılara sermaye kaynağı sağlayan ülkelerdir.
Muhasebe uygulamalarına yön veren muhasebe ilke ve kurallarının yazılı hukuk normu haline getirldiği, diğer bir ifade ile yasa hükmüne sokulduğu ülkeler; Roma – Germany – Kara Avrupası hukuk sisteminin etkisindeki ülkelerde ise ulusal muhasebe yöntem ve standartlarına uyulur. Kanun yasayla tanımlanan ülkeler Roma – Germany ve Kara Avrupası hukuk sistemi geçerlidir.
Uluslara Arası Muhasebe Standartları ve Uyumlaştırma Çalışmaları
1- Uluslar arası muhasebe standartları kurulu (IASB): Uluslar arası muhasebe standartları kurulunun başlangıcı, uluslar arası muhasebe standartları komitesine(IASC) dayanmaktadır. Komite; Avusturalya, Kanada, Fransa, Almanya, Japonya, Meksika; Hollanda, İngiltere, İrlanda ve ABD de bulunan muhasebe örgütlerinin aralarında imzaladıkları bi anlaşma sonucunda 1973 yılında kurulmuştur. IASC nin amaçları;
-Muhasebe standartlarını oluşturmak, yayınlamak, kabul görmelerini sağlamak ve uygulamalarını geliştirmektir.
2- Uluslar arası muhasebeciler federasyonu (IFAC): Muhasebe mesleğinin dünyadaki en üst kurulu uluslar arsı muhasebeciler federasyonu (IFAC)dur. Günümüz itibariyle 118 ülkeden 159 kuruluş IFAC nin üyesidir. IFAC üyeleri; kamuda, sanayide, ticarette, devlette ve akademide hizmet vermekte olan 2.5 milyon meslek mensubunu kapsamaktadır. IFAC ın temel amacı; kamu çıkarlarına hizmet etmek, dünya genelinde muhasebe mesleğinin güçlendirmek ve güçlü uluslar arası ekonomilerin gelişmesine katkıda bulunmaktır. IFAC yönetimi, çalışanları ve gönüllüleri; etkin ve etkili bir biçimde faaliyette bulunmayı ve uluslar arası çözümler üretmeye ve basitlik sunmayı amaçlamaktadırlar ve IFAC daki görevlerini yerine getirirken dürüstlük, şeffaflık ve uzmanlık değerlerine bağlı kalırlar.
3- Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü(OECD): 24 gelişmiş ülkenin kurduğu bir örgüttür. OECD nin amacı; ekonomik büyüme ve kalkınmayı sağlamaktır.
4- Avrupa Birliği(AB)
5- Uluslar arası Menkul Kıymetler Komisyonları Örgütü(IOSCO)
Yabancı Paralı Finansal Tabloların Çevrimi
Finansal tabloların ana şirketin ülke para birimi itibariyle yeniden ifade etmeye çevrim denilmektir. Bu çevrim işlemi aynı zamanda konsolide finansal tabloların hazırlanması gereksiniminden doğmaktadır. Çevrim ile ilgili 3 temel sorun ortaya çıkar. Bunlar; uygun çevrim yönteminin seçimi, uygun çevrim kurunun seçimi, çevrimden dopan kar ve zararın muhasebeleştirme şeklidir.
Çevrim Yöntemleri:
1- Cari Olan – Cari Olmayan Kalemler Yöntemi: Bu yönteme göre bazı şirketlerin cari varlıkları ve cari borçları cari kurdan; yani bilanço tarihindeki kurdan çevrilir.
2- Parasal Olan – Parasal Olmayan Kalemler Yöntemi: Bu yöntemde parasal varlıklar (kasa, alacaklar, menkul kıymetler gibi) ve parasal yükümlülüklerle ilgili kalemler (Kısa ve uzun vadeli borçlar vb.) cari döviz kuru ile çevrilir. Parasal olmayan kalemler (stoklar, maddi duran varlıklar) ise tarihi kurdan çevrilir.
3- Zaman Faktörüne Dayalı Yöntem: Bu yöntem, parasal – parasal olmayan kalemler yönteminin değiştirilmiş bir şeklidir. Parasal değerleri ile ölçülmüş bulunan varlılar ve borçlar parasal değerleri ile ilgili olan tarihlerde etkili olan döviz kurundan çevrilmelidir.
4- Cari Kur Yöntemi: Bu yönteme göre tüm varlık ve borçlar bilanço tarihindeki kurdan; öz kaynaklar ise tarihi kurdan çevrilir. Bu yöntemin temeli, yabancı bağlı şirketin, ana şirketten ayrı ve faaliyet bağımsızlığı olan bir işletme olduğu görüşüne ve net yatırım esasına dayanır.
a)Otonom Bağlı Ortaklıklar: Otonom bağlı ortaklıklar nispeten ana şirketten bağımsız çalışırlar. Gelir ve giderleri yerel koşullara göre değişme gösterir. Buna bağlı ortaklıkların nakit akışların çok az bir kısmı ana şirketin nakit akışı üzerinde etkili olur.
b)Entegre Bağlı Ortaklıklar: Ana şirkete bağlı ve onun uzantısı gibi faaliyet gösteren bağlı ortaklıklar olarak kabul edilir.
Uluslar Arası Vergileme İle İlgili Konular
1- Transfer Fiyatlaması: Ana şirketin bir dalı ya da bağlı şirketinin diğer bir dal veya bağlı şirketten aldığı mal ya da hizmetler için fiyat belirlemesidir. Diğer bir ifade ile aynı ana şirketler grubundaki bir şirketin gruptaki diğer bir şirkete mal ya da hizmet sattığında uyguladığı fiyata transfer fiyatı denir.
2- Vergi Cennetleri: Vergi yükünü azaltmak için uluslar arası işletmeler için ikinci araç faaliyetlerini vergi cennetlerinde sürdürmektir. Bu vergi cenneti ülkeler kurum kazancı üzerinden ya hiç vergi almaz ya da çok düşük bir vergi oranı uygularlar. Uluslar arası işletmeler nispeten düşük bir ücretle vergi cenneti olarak ülkede bağlı şirkete tamamen sahip olabilirler.
ÜNİTE 12
ULUSLAR ARASI FİNANSAL PİYASALAR VE ULUSLAR ARASI FİNANSMAN
ULUSAL VE ULUSLAR ARASI FİNANSAL YÖNETİM
İşletmelerde tüm finansal kararları iki ana grupta toplanabilir;ilki yatırım kararları olup,işletmenin hangi alanlara,ne miktarlarda , ne zaman yatırım yapacağı ile ilgilidir.İkincisi ise;planlara yatırımların ne yatırımların ne kadarının öz sermaye ile ne kadarının da borçlarla finanse edileceği edileceği ile ilgili olan finansman kararlarıdır.
a)Para Politikaları:Pek çok ülke , ödemeler dengesini, enflasyon , istihdamı ve ekonomik büyümeyi etkileyebilmek için, fonların elde edilebilirliğini ve maliyetini altında tutar. Bu gibi durumlarda uluslar arası işletmeler faaliyette bulunduğu ülkenin para politikalarından korunmaya çalışırlar.
b)Ödemeler Dengesiyle ilgili politikalar
Ödemeler bilançosu:Bir ülkenin ekonomik faaliyetlerini ölçme yollarından biridir.O ülkenin yerleşikleri ile, ülkenin yerleşikleri olmayanları arasındaki tüm ekonomik işlemlerin sistematik biçimde tutan kayıtlarıdır.
c)İktisadi kalkınma Politikaları:Ülkeler iktisadi kalkınmalarını hızlandırmak için yabancı işletmelere bazı kısıtlamalar getirilebilir.Bu gün gelişmekte olan bir çok ülke,girdilerin önemli bir bölümünü yerel piyasalardan sağlanması konusunda , uluslar arası işletmelere çeşitli baskılar uygulanmaktadır.
Ortaklık ilişkisi(Joint verture):İki veya daha fazla işletmenin belirli bir faaliyeti birlikte başarmak üzere kaynaklarını birleştirerek oluşturdukları ortaklıklardır.
d)Vergi politikaları:Bazı ülkeler yabancı yatırımları ülkeye çekebilmek için ilk yıllarda bu tür yatırımlara çeşitli vergi üstünlükleri sağlamaktadır.Bununla birlikte yatırımlar gerçekleştirildikten sonra,sağlanan bu üstünlükleri kaldırabildikleri görülebilmektedir.
e)Politik Risk:Çok az işletme siyasal istikrarın olmadığı bir ülkede faaliyette bulunmayı düşünür.Bununla birlikte politik istikrarsızlıklar ev sahibi ülkede faaliyete başladıktan sonra da ortaya çıkabilir.
DÖVİZ PİYASALARI
Döviz:Nakte kolaylıkla dönüştürüle bilen araçlardır.
Döviz piyasası denildiğinde ise;yabancı paraların alınıp satıldığı yada bir ulusal paranın diğer bir ulusal paraya dönüştürüldüğü piyasalar anlaşılır.
Yani döviz piyasası; Farklı ülkelerdeki kişi ve kurumlar katıldıkları uluslar arası ticari ve mali işlemler nedeniyle döviz arz ve talebinde bulunurlar.İşte,söz konusu döviz arz ve talebinin karşılığı piyasalardır.
Nakit şeklindeki yabancı paralar Efektif/,nakte kolaylıkla dönüştürülebilen araçlara da Döviz denir.
Arbitraj:Fiyat farklarından yararlanmak üzere finansal varlık finansal olmayan varlıkların aynı veya farklı piyasalarda alınıp satılmasıdır.
Döviz kuru:bir ulusal paranın diğer bir ulusal parayla değişim oranıdır.
Çapraz kur:İki ulusal para arasındaki kur,başka bir ulusal para paydasından hesaplandığında belirlenen kura denir. Döviz alış kuru satış kuru arasındaki farklı kur marj(spread)olarak adlandırılır.
Satış Kuru – Alış Kuru
Kur Marj(yüzde)= x 100
Satış Kuru
Örneğin bir arcı kurumda döviz alış kuru 1,390 TL. satış kuru 1,420 TL.Müşteri dövizi 18 gün sonra satacağına göre getiri oranı ne olmaktadır.
1.420 – 1.390
Kur Marjı(yüzde)= x 100 = 2.11
1420
Forward:Tezgah üstü bir anlaşma olup,alıcısı ve satıcısına belirli bir ürünün,önceden belirlenmiş bir fiyattan önceden belirlenmiş gelecekteki bir tarihte teslimini öngören bir işlemdir.
Forward Döviz kuru:Gelecekteki bir zamanda teslim edilecek dövizin fiyatıdır.
Futures sözleşmeleröviz hazine bonosu,tahvil,mal gibi finansal yada finansal olmayan değerleri belli bir tarihte ,bir fiyattan organize bir piyasadan alma veya satma sözleşmeleridir.Futures sözleşmelerin de ise alıcı ve satıcılar arasında bir borsa bulunur.
Opsiyon sözleşmesi:Bir real yada finansal varlığın belirli bir sürede,önceden belirlenmiş bir fiyattan satın alma yada satma hakkı veren bir sözleşmedir.Opsiyon sözleşmeleri,döviz alış opsiyonu yada döviz satış opsiyonu olmak üzere iki türde olur.Döviz alış opsiyonu ;yabancı bir parayı belirli bir fiyattan önceden belirlenmiş sürede satın alma hakkı veren sözleşmelerdir.Döviz satış opsiyonu ise;yabancı parayı sabit bir fiyattan belirli bir sürede satma hakkı veren bir sözleşmedir.
Para swapını:bir yabancı paraya bağlı olan aktif ve pasifleri başka bir paraya çevirmede kullanılmaktadır.
Falz swapı ise;kredi değerliliği farklı olan işletmelerin sabit faizli ve değişken faizli kredilerin değiş tokuş edilmesidir.
DÖVİZ KURU RİSKLERİ
1)Döviz kuru riskiöviz kurlarından ortaya çıkabilecek değişmelerden kaynaklanan zarar etme olasılığıdır.
2)Muhasebe riski(translation exposure): uluslar arası faaliyette bulunan işletmelerin yabancı para ile ifade edilen aktifler, pasifleri, gelirleri ve giderleri bulunur.
Ana işletmenin bulunduğu ülke parasının yavru işletmelerinin bulunduğu ülke parası karşısında değer kazanması sonucunda muhasebe kur zararı, tersi durumda ise muhasebe kur karı ortaya çıkar.
3)İşlem risk pozisyonu(translation exposure):Ekonomik risk,diğer risk alanlarından daha farklı ve daha önemlidir.Ekonomik risk ,döviz kurlarındaki dalgalanmaların uluslar arası işletmenin değeri,diğer bir deyişle ile gelecekteki nakit akışları üzerinde yaratacağı etkiyle ilgilidir.Dolayısıyla ekonomik risk ,muhasebe ve işlem risklerine daha uzun bir süreyi kapsadığından ölçülmesi güç olup , subjektif bir özellik gösterir.
DÖVİZ KURU SİSTEMLERİ
a)Sabit Döviz Kuru Sistemleri:Bu sistemde ülkeler,dış ödemeler bilançosunu dengelemek için yürürlüğe konulan dolaysız emir ve yasaklarla döviz kullanımını kontrol altında tutarlar.
b)Ayarlanabilir sabit kur sistemi:Bu sistemin esasları 2. dünya savaşı sonrası kurulan bretton woods para sistemi ile oluşturulmuştur.Sistem Avrupa ülkelerinde 1953 yılında 1973 yılına kadar devam etmiştir.
c)Esnek kur sistemialgalanan kur sistemi ya da floating olarak da adlandırılan bu sistemde döviz kurlarını dalgalanmasına herhangi bir sınır konmamakta ve merkez bankalarının müdahaleleri de olmamaktadır.
d)Karma kur sistemi:Bugünün dünyasında ne tamamen sabit ne de değişken kur sistemleri uygulanabilir bir sistemdir.Her iki döviz sisteminin arasında ,ülkenin ekonomik ,siyasal koşullarına bağlı olarak bazen sabit döviz sistemine bazen de esnek döviz kuru sistemine doğru kayan çeşitli sistemler uygulanmaktadır.
Eurodolar piyasası:Bir ulusal paranın onu çıkaran ülkenin sınırları dışında oluşan piyasadır.İşlemler dışında paralar cinsinden de yapılsa bu piyasalar europara piyasalar olarak adlandırılmaktadır.
Euro para piyasasında faiz oranları genellikle LİBOR veya PİBOR baz alınarak belirlenir.LIBOR oranları Londra piyasasındaki 6 büyük bankanın ilgili ulusal paralar üzerinde uygulandıkları ödünç verme faizlerinin ortalamasına göre hesaplanır.PİBOR ise;Paris piyasasındaki 14 en büyük bankanın ödünç verme oranlarının ortalamasından elde edilir.
ÜNİTE 13
ULUSLAR ARASI YATIRIM KARARLARI
ULUSLAR ARASI YATIRIM ŞEKİLLERİ
Dış ülkelere yapılan yatırımlar,yabancı tahvil,hisse senetleri,finansman bonosu mevduat sertifikası gibi finansal varlıklar şeklinde olabileceği gibi , fiziki üretim amacına yönelik de olabilir.Finansal varlılara(menkul değerlere)yapılan yatırımlar mali yatırımlar, portföy yatırımlar veya dolaylı yatırımlar olarak, üretime yönelik yatırımlar reel yatırımlar yada doğrudan yatırımlar olarak adlandırılır.Doğrudan yatırımlar mülkiyeti tek başına ana şirkete ait olmak üzere bağlı şirket kurmak biçiminde olabileceği gibi,mevcut bir işletme ile birleşme , satın alma, ortak girişim gibi de olabilir.
Lisans anlaşmaları:Lisans anlaşmasında işletme elindeki teknolojiyi veya üretim yönetimini belirli bir ücret karşılığında kiralaması söz konusudur.Lisans alan işletme anlaşma koşullarına uygun olarak mal yada hizmetin üretimini gerçekleştirme durumundadır.ABD en yaygın olarak kullanılan bir iş birliği şekli joint venture (jv)dır.
Joint venture(jv):İki veya daha fazla işletmenin belirli bir faaliyeti birlikte gerçekleştirmek üzere oluşturdukları bir ortaklıktır.
DOĞRUDAN YATIRIMLARLA DOLAYLI YATIRIMLAR ARASINDAKİ FARKLILIKLAR
*En önemli farklılığı yönetim konusundadır.
*Doğrudan yatırımlarda yabancı yatırımcı sermaye yanında, üretim teknolojisi,yönetim bilgisi,markası gibi değerlerini de getirmektedir.Dolaylı yatırımlarda ise sadece sermaye yatırımı söz konusudur.
*Dolaylı yatırımlarda yatırımcılar genellikle gerçek kişiler iken , doğrudan yatırımlarda büyük firmalar olmaktadır.
*Dolaylı yatırımlar tahvillerle ilgili ise faiz ve ana para ödemesi, hisse senedi ise kar payı ve sermaye kazancı dışında royaltiler , servis ücretleri , komisyonlar, transfer fiyatlaması gibi çok çeşitlilik arz etmektedir.
*Doğrudan yatırımlarda süre uzun iken dolaylı yatırımlarda birkaç güne bile inebilmektedir.
*Doğrudan yatırımlarda karşılaşılan risk hem çeşitlilik hem de boyut acısından daha yüksektir.
DOĞRUDAN YATIRIMIN BAŞLICA KOŞULLARI
1)Bir rekabet üstünlüğüne sahip olunmalıdır.
2)Doğrudan yatırımlar,ihracat ve lisans anlaşmasından daha yüksek net fayda sağlayacaksa yapılmalıdır.
3)Doğrudan yatırım için yerleşim yeri uygun olmalıdır.
4)Doğrudan yatırımın zamanlaması uygun olmalıdır.
Net bugünkü değer(NBD):Bir yatırım projesinin ekonomik ömrü boyunca sağlayacağı tüm nakit girişlerinden, projenin neden olacağı nakit çıkışlarının uygun bir iskonto oranıyla bu günkü değerlerinin farkı alınarak bulunur.
Matematiksel olarak NBD şu şekilde gösterilebilir:
NBD=(Projeden sağlanacak nakit girişlerinin şimdiki değeri) – (Yatırım harcamalarının şimdiki değeri)
İÇ KARLILIK ORANI(İKO): Projenin ekonomik ömrü boyunca sağlayacağı nakit girişleriyle projenin neden olacağı nakit çıkışlarının bugünkü değerlerine eşitleyen iskonto oranıdır.
İKO Matematiksel olarak şu şekilde ifade edilir:
Projeden sağlanacak nakit girişlerinin şimdiki değeri = Yatırım harcamalarının şimdiki değeri.
Sabit Varlılara Yatırım Kararlarından Risk
Uluslar arası nakit akışlarıyla ilgili olarak üç risk grubundan söz edilebilir. Bunlar işletme ve finansman riski, enflasyon ve döviz kuru riski ile politik risk olarak sayılabilir. İlk gruptaki risk endüstri ile işletmenin finansal yapısından kaynaklanır. İkinci gruptaki risk, fiyat düzeyi ve para değerindeki değişikliklerden ortaya çıkar. Üçüncü gruptaki risk ise politik risktir.
Uluslar arası yatırım projelerinde işletme, finansman, döviz kuru ve politik riskin dikkate alınmasında, genel olarak aşağıdaki yaklaşımlar kullanılmaktadır.
– En az geri ödeme süresini kısaltmak, – Yatırım beklenen karlılık oranını yükseltmek,
– Risk indirim maliyeti için nakit akışlarını ayarlamak,
– Beklene nakit akışları yerine belirlilik eşitlerini kullanmak.,
– Belirli bir riskin özel etkisini yansıtmak üzere nakit akışlarını ayarlamak.
Uluslar Arası İşletme Çalışma Sermayesi Yönetiminde Etkinliği Arttırıcı Yöntemler
a) Merkezileştirilmiş nakit yönetimi: Bu yöntemde her bir bağlı kuruluşun en az nakit miktarını üzerindeki nakdi merkezi bir hesaba transfer etmesi sağlanır. Böylelikle her bir birimin atıl olarak tuttuğu fonların en az düzeye çekilmesi yanında, tekelden nakit yönetiminin üstünlüklerinden yaralanılabilir.
Başlıca Yararları aşağıdaki gibidir;
– İşletme bir bütün olarak daha az nakitle yönetilebilir, her bir işletme , spekülatif ve ihtiyat amacıyla değil yalnızca işlem amacıyla nakit bulundurur.
– Daha az fonla çalışılarak karlılık arttırırken, finansman maliyeti de düşürülebilir.
– Tüm kararlar merkezi yönetim tarafından alınacağı için, tüm birimlerin çıkarlarının birlikte ele alınması sağlanır. Bu ise rasyonelleşmeyi arttırır.
– Faaliyetlerden tek bir gurubun sorumlu olması durumunda nakit ve portföy yönetimibde uzmanlık artacağından etkinlikte artabilecektir.
b) Uluslar arası tahsilat ve ödemeleri hızlandırma: Uluslar arası nakit yönetiminde etkinliği arttırmada tahsilatların hızlandırılması anahtar rol oynamaktadır. Fonların hem ülke içinde hem de uluslar arası transferinde gecikmelerin olması önemli kayıplara neden olabilmektedir.
c) Ödemelerin netleştirilmesi: Uluslar arası işlemlerde döviz alım maliyeti, fon bulmanın fırsat maliyeti ve havale ücretleri gibi işlem maliyetleri ortaya çıkar. Uluslararası işletmeler fon akışlarını en az kılmak üzere ödemeleri netleştirebilirler.
Netleştirme: Birimler arasında fon akışını azaltmak üzere kullanılan bir tekniktir. Netleşme ile işletmeler arasında fon transfer miktarında büyük indirimler sağlanabilir.
d) Transfer Fiyatlaması: Transfer fiyatı, bir işletme grubunun bir üyesine ya da bir üyenin diğerine, bir ürünü satarken uyguladığı fiyattır.
e) Uluslar arası işletmelerde alacaklar ve stokların yönetimi: Uluslar arası işletmelerde alacak ve stok yönetimi, özellikle enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde daha önem arz eder. Enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde işletmelerin, alacakların gelecekte değeri düşmüş para ile ödenmesini önlemek için, kredi koşullarını daraltma yoluna gitmeleri düşünülebilir. Diğer taraftan, bu tür ülkelerde daha fazla borçlanılarak borçların gelecekte daha düşük değerde para ile ödenmesi sağlanabilir.
ÜNİTE 14
ULUSLAR ARASI ÜRETİM SİSTEMLERİ
Uluslar arası üretim yapmaya karar veren bir işletmede şu sorunlara cevap aramalarıdır:
*Hangi pazara hitap edilecektir.
*Bütünleşme derecesi ne kadar olacaktır.
*Tedarikçiler nerededir.
*Üretim tek bir tesiste mi yoksa birden fazla tesiste mi gerçekleştirilecektir.
*Tesisler birbiriyle mi yoksa otonom olarak mı faaliyet gösterecektir?
*İşletme ne gibi üretim ekipmanlarına gereksinim duymaktadır.
*Hangi mevki en uygun dur?
*AR-GE çalışmaları nerede konumlandırılacaktır.
ÜRETİM SİSTEMİ FAALİYETLERİ
A)Üretim faaliyetleri:İşçiler , üretim sistemi ile bütünleştiğinden bu yana yöneticiler , Pazar talebini karşılamak üzere yeterli oranda üretim yapacak bir üretim sistemi tasarlamak istemektedirler.Bu ise, üst düzeydeki işçiyi de kapsayan organizasyon hattının bir işlevidir.İşçileri, hammadeyi ve makineleri kullanarak arzulanan kalitede ve bütçede belirtilen maliyetlerde üretim yapmak amaçlanmaktadır.Bu amacın gerçekleşmesini sağlayan faktörler ise şunlardır.
1)Düşük üretim miktarı:Saptanan miktarda üretim yapmaya engel olan bir çok neden bulunmakta dır. Bunlardan birincisi, tedarik.ilerin girdileri, istenilen zamanda ve istenilen kalitede sağlamamaktadır.Bu konuda yaşanan ikinci sorun ise, personelin görevi ile ilgili olarak yeterince bilinçli olmamasıdır.
2)Aşırı ürün kalitesi
Kalite:Bir mal yada hizmetin belirlenen gereksinimleri karşılama yeteneğidir. Kalite,mal ve hizmeti ekonomik olarak üreten ve tüketici isteklerine yanıt veren bir üretim sistemidir.
3)Aşırı üretim maliyetleri:Gerçekleşen maliyetlerin, bütçede belirlenen üretim maliyetlerden yüksek olması , üretim yöneticilerini olduğu kadar pazarlama ve finans yöneticilerini de ilgilendirmektedir. Yönetim , genellikle ham madde ve bitmiş ürünlerinin stok miktarını sınırlamak istemektedir.
B)Destekleyici Faktörler:Her üretim sistemi, çalışmalarda destekleyici faaliyet sağlayacak birimlere gereksinim duymaktadır.Bu birimler;satın alma,bakım,teknik fonksiyonlardır.
Satın alma:Üretim , satın alma biriminin sağladığı hammadde , üretim gereci ve makineleri kullanmaktadır.Girdiler , rakiplerden daha yüksek bir fiyata sağlanıyorsa fiyat daha yüksek olacak ve kar daha az olacaktır.
Bakım:İkinci destekleyici işlev ise binaların ve ekipmanların bakımıdır.Bakım faaliyetleri ile ilgili olarak endüstrileşmiş ülkelerde görülen en yaygın uygulama üretim planlarına göre, üretim durduğu zaman eskimiş parçaların değiştirilmesidir.
Teknik Fonksiyon:Teknik bölümün işlevi ise üretimde ilgili spesifikasyonları sağlamaktır.Genellikle,teknik personel girdilerin ve bitmiş ürünlerin kalitesini kontrol etmektedir.
ÜRETİM SİSTEMLERİNİN VE TESİSLERİNİN DÜNYA ÇAPINDA STANDARTLAŞTIILMASININ YARARLARI
1)Maliyetleri azaltma:
2)Kalitenin geliştirilmesi
3)Tüketici bağlılığının artması
4)rekabet gücü
ULUSLAR ARASI İŞLETMELERDE ÜRETİM SİSTEMİ İLE İLGİLİ KARAR ALANLARI
Üretime önem veren bir işletme;global kaynaklara nasıl ulaşılacağını , tesislerini nasıl konumlandıracağını , global ürün ve hizmet geliştirmek için AR-GE çalışmalarının düzeyini ve teknoloji seçimini belirmek zorundadır.Bunları sırayla açıklarsak;;
1)Global Kaynaklama:Global kaynaklama kararı,”yap yada satın al” kararı olarak adlandırılır.İşletmenin bir hammaddesini satın mı alacağına yoksa kendimi üreteceğine karar vermesidir.
Uluslar arası işletmelerin vereceği” yap yada satın al” kararına bağlı olarak global kaynaklama ile ilgili olarak iki temel yapı ortaya çıkmaktadır.
*Adil düzenlemeler
*uluslar arası joint-venture üretim
*kontrollü uluslar arası üretim
*Adil olamayan düzenlemeler;
*uluslar arası satın alma
* uluslar arası satın alma anlaşması
2)Global faaliyetleri konumlandırma:Michael Porter, bu konuda dört hücre matrisini önermektedir,ihracat temeli strateji,ülke merkezli strateji,yüksek yabancı yatırım ve saf global strateji.Bunları kısaca açıklayacak olursak;
A)İhracat temelli strateji:klasik ihracat temelli stratejide, değer yaratma faaliyetleri ana ülkede gerçekleştirilirken satış,dağıtım gibi faaliyetle ülke dışında gerçekleştirilmektedir.
B)Ülke Merkezli Strateji:Ülke merkezli strateji, müşterilerin bazı ürünlerin sadece belirli ülkelerde en iyi şekile üretildiğine ya da bu ülkelerden geldiğine inanmalarından kaynaklanmaktadır.Bu sistem uluslar arası globalleşmekten daha ziyade uluslar arasılaşmaya önem vermektir.
C)Yabancı Doğrudan Yatırım:En önemli yabancı pazara giriş stratejilerindendir.Hükümetler açısından bakıldığında fabrikalar istihdam ve gelir kaynağıdır.İnsanlar bu pazarları harcadığında daha çok kişiye iş olanağı sunulmaktadır.
3 önemli adım vardır:
Adım 1:Projenin ekonomiye katkılarını tahmin etmek.
Adım 2:Projenin girdilerini tahmin etme.
Adım 3:Projenin getirilerini tahmin etme.
D)Saf Global Strateji:Bu strateji, faaliyetleri en uygun bir yada birkaç ülkede gerçekleştirilmesidir.Örneğin;satın alma faaliyetleri İngiltere ‘de AR-GE faaliyetleri Almanya da , hammadde süreçleme Meksika da ve montaj kanada da gibi.
3)Global ürün ve hizmet geliştirme:Global ürün ve hizmet geliştirmede iki yöntem vardır.Birinci yöntem daha az tercih edileni olmakla birlikte en yaygın yöntem olan,var olan ulusal ürünleri global pazarlara uyarlamaktadır.İkinci ve en çok tercih edileni ,canonun ilk fotokopi makinesini geliştirirken kullandığı gibi global pazarlar göz önünde bulundurularak ürün ve hizmet geliştirmektir.Bu yaklaşım,tek bir Pazar için ürün geliştirmekten çok daha üstünlükler getirmektedir.
4)Teknoloji seçimi:Bu yöntem, sadece en iyi sermaye ,yoğun ekipman ve süreçleri kullanarak verimliliği artırmakla kalmıyor aynı zamanda personelden kaynaklanan sorunları da azaltmaktadır.
ÜNİTE 15
ÇOK ULUSLU İŞLETMELERDE GLOBAL STRATEJİ GELİŞTİRME
Geleneksel düşünce yapısı ile global düşünce yapısı arasındaki farklar Tabloda verilmiştir.
Geleneksel Global
düşünce yapısı düşünce yapısı
Strateji yapı Uzmanlaş Daha geniş açıyı aramaya yönel
Öncelik belirle Çelişkileri dengele
İşletme kültür İşi yönet İşlemi uygula
Sonuçları kontrol et Değişimin akışına uy
İnsanlar Kendini yönet Çeşitliliğe değer ver
İçerde öğren Global bazda öğren
GLOBAL STRATEJİ GELİŞTİRME NEDENLERİ
Kendi ülkeleri dışındaki ülkelere yatırım yapan işletmelerin sayıları gün geçtikçe artırmıştır.”Niçin işletmeler uluslar arası girmelidir?sorusunda bir çok cevap vermek olanaklıdır.Bu cevaplardan bazılarını şu şekilde sıralamak olanaklıdır:
*Üst düzey yönetimler buna zorlana bilir
*Ortak girişim teklifi olan bir işletme , bu öneriyi değerlendirmesidir
*Keskin ülke içi rekabet, işletmeyi yurt dışına yönlendirebilir.
* Uluslar arası piyasalar potansiyel kar merkezleri olarak değerlendirilebilir.
A)Saldırma stratejileri: Saldırma stratejileri arasında, uluslar arası rekabet , ticaret engelleri ,düzenleme ve sınırlandırmalar ve tüketici talepleri sıralanabilir.
1) uluslar arası rekabet:Saldırma stratejilerinden ilki uluslar arası rekabettir.Dünya pazarlarında önemli bir yer edinmiş ve ölçekli ekonomisi ile birlikte maliyetlerini düşüren bu işletmeler, rekabette güçlü konuma gelmekte ve kendisinden sonra pazara girecek işletmeler , için önemli bir rekabet üstünlüğüne sahip olmaktadır.
2)Ticaret engelleri: uluslar arası ticareti sınırlayan düzenlemelerde işletmeleri ithalat-ihracattan ziyade uluslar arası yatırıma yönlendirmektedir.Gümrük tarifesi ,kota,yerel ürünlere öncelik verme vb. sınırlamalar ihracatı çok pahalı ve uygulaması çok güç hale getirmektedir.
3)Düzenleme ve sınırlamalar:Benzer şekilde ev sahibi ülke tarafından yapılan düzenlemeler ve sınırlamalar yatırım yapmadan yabancı ülkelere girişi zorlaştırmaktadır.
4)Tüketici talepleri:Yabancı ülkelerde faaliyetlere başlamak genellikle tüketici taleplerini karşılamak ya da yerel pazardaki sorunlara çözüm bulmak amacıyla olmaktadır.Örneğin McDonalds yerel tedarikçilerin yabancı ülkelerde de yatırım yapmasını istemektedir.
B)Savunma Stratejileri:Bu stratejiler arasında ise ölçek ekonomisinden yararlanma , uluslar arası pazarlar , kaynak edinimini maliyetleri düşürme ve teşvikler sayılabilir.
1)Ölçek ekonomisi:İşletmenin üretim tesislerinin ölçeği büyüdükçe verimlilikte sağlanan artış veya birim başına düşen sabit maliyetlerin düşmesi nedeniyle üretim maliyetlerinin düşmesidir.
2) uluslar arası pazarlar:Ülke içinde Pazar doygunluğu söz konusu ise,McDonaldsda olduğu gibi uluslar arası pazarlara yönelmek söz konusu olabilir.Ürün ya da hizmet yerel pazarda yaşam döngüsünü tamamlamış ise yada yerel Pazar ürünün büyütmesini engelleyecek bir yapıda ise, diğer bir ülkede ürünün yaşam döngüsü yenilene bilir.
3)Kaynak edinimi ve maliyetleri düşürme:Hammadde kaynaklarını kontrol etmek isteyen,düşük taşıma maliyetlerine katlanarak uluslar arası faaliyetlere başlayabilmektedir.
4)Teşvikler:Yabacı sermayeyi ,en son teknolojiyi ve teknik bilgiyi ülkesine çekmek isteyen hükümetler, vergi indirimi,vergi muafiyeti vb. teşviklerle uluslar arası işletmeleri , diğer ülkelerde faaliyet göstermeye teşvik etmektedir.
GLOBAL STRATEJİ GELİŞTİRMEDE AŞAMALAR
Stratejik belirleme süreci, hem ana işletme hem de bir dış ülkedeki işletme için gerekli bir süreçtir.Global strateji geliştirme süreci , ulusal işletmelerin stratejik yönetim yapısına benzer bir özellik göstermektedir.
Stratejik geliştirme süreci
*Misyon ve hedeflerin belirlenmesi
*Çevredeki fırsat ve tehlikelerin değerlendirilmesi
*İşletmenin gücü ve zayıf yöntemlerin belirlenmesi
*Rekabet analizini kullanarak alternatif stratejilerin değerlendirilmesi
*Strateji seçimi
*Stratejik ;örgütsel yapı, sistem ve faaliyet sürecinde uygulanması
*Başarıyı garanti etmek için ,geri bildirimin sistemi aracılığıyla faaliyetlerin kontrol edilmesi ve değerlendirilmesi.
1)Misyon ve amaçlar:Misyon işletmenin hangi mal yada hizmet sektörünü seçtiğini yada hizmetlerin neler olacağını, tüketici ve Pazar gereksinimlerini veya tüm bu konuların birlikte ifade edilmesidir.
Misyon tanımları şu şekildedir.
*İşletmenin ürettiği temel mal ve hizmetlerin neler olduğu
*İşletmenin hangi müşteri kitlesi veya pazara hitap ettiği(hedef pazarı)
*İşletmenin kullandığı temel teknolojilerin neler olduğu
*İşletmenin genel iş yapma felsefesi
*İşletmenin kendini nasıl gördüğü
Bir işletmenin global amaçları genellikle pazarlama, karlılık , finans ve AR-GE alanında yer almaktadır.
2)Çevrenin Değerlendirilmesi:Bu aşama , çevrenin incelenmesi ve işletme için gelecekte potansiyel fırsatları ve tehlikeleri yaratacak ve işletmeyle ilgili olan dünyanın çeşitli yerlerinin sürekli izlenmesini içermektir.
a)Politik Durum:Bu seçenek,Çin de son yıllardaki karışıklık olarak gösterilen ve uluslar arası işletmeler açısından çok değişken ve kontrol edilemeyen siyasal yapıyı temsil etmektir.
b)Nakit Durumu:Bu seçenek ise enflasyon ve nakit değişimi gibi uluslar arası faaliyetlerdeki karlığı önemli ölçüde etkileyen diğer riskleri içermektedir.
c)Milliyetçilik:Bu seçenek yatırım yapılan ülke hükümetinin genellikle yabancı işletmeleri etkileyen bağımsızlık ve ekonomik gelişme amaçlarını içermektedir.
d) uluslar arası Rekabet:Rekabet analizi belki de en önemli çevre değerlendirilmesi ve stratejik geliştirme süreci aşamasıdır.Bir endüstrideki rekabeti etkileyen beş temel güç söz konusudur.
*Pazara yeni giriş tehditleri
*Var olan ürün ya da hizmet tehditleri
*Tedarikçilerin pazarlık gücü
*Alıcıların pazarlık gücü
*Var olan rakipler arasındaki rekabet.
3)İç Analiz:Bu analiz,işletmenin rekabet üstünlüğünü tanımlamak için rakiplere kıyaslandığında üstünlükleri yada zayıflıklarını tanımlamaktadır.İç analiz,işletmenin kaynakları ve faaliyetlere odaklanmaktadır.
4)Rekabet Analizi:Bu noktada işletme yöneticileri rakiplerle kıyaslandığında kapasitesini ve üstünlüklerini tanımlamaktadır.Yöneticilerin şu anda pazarda yer alan ve potansiyel rakiplerin pazardaki konumunu incelemek zorundadır.

SWOT analizi, işletmenin bir bütün olarak mevcut durumunun ve deneyimlerinin incelenmesi,üstün ve zayıf yönlerinin tanımlanması ve bunların çevre şartlarıyla uyumlu hale getirilmesi sürecine verilen addır.SWOT , kelimesi İngilizce üstünlükler, zayıflıklar,fırsatlar ve tehlikeler kelimelerinin baş harflerininbir araya getirilmesiyle oluşturulmaktadır.
GLOBAL İŞLETME STRATEJİLERİNİN SINIFLANDIRILMASI
1)Sınır ötesi global Rekabet:Bu strateji, bir yada daha çok endüstride oldukça geniş bir ürün yelpazesinin varlığını gerektirir.Bilgisayar sektöründe rakipleri sadece bir alanda rekabet ederken IMB,mainframe ,mini bilgisayrlar,PC ve birçok alanda rekabet etmektedir.
2)Global Odaklanma:Sınır ötesi global rekabet stratejisinin tersine global odaklanma stratejisi,dünya çapında rekabet için belirli bir Pazar payına odaklanmayı ifade etmektedir.
Bu stratejide amaç,dünya çapında bir yada birkaç ürüne odaklanmayı ifade eder.
3)Ulusal Odaklanma:Global odaklanma stratejinin uygulanmasını zorlaştırdığında ulusal odaklanma stratejisi çok önemli bir strateji olarak ön plana çıkmıştır.Yerel Pazar koşullarına uyum sağlayarak uluslar arası işletme, rakiplerine oranla ürünlerini tüketicilerin gereksinimlerine çok daha başarılı bir şekilde karşılayacak bir yapıya dönüştürebilmektedir.
4)Korumalı Nişler:Bu strateji; ya rekabetlere karşı hükümetin sağladığı özel bir konum yada sadece hükümetin kullandığı ürünleri üreterek özel bir konuma almayı hedefler.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir