Zorunlu eğitim 12 yıla çıkıyor

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ve bazı milletvekillerinin, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını içeren yasa teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu.

Teklif, İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı kanunlardadeğişiklikyapıyor. Teklif, zorunlu eğitimin (4 +4+ 4) şeklinde uygulanmasını içeriyor.

25 maddeden oluşan teklifte, üniversitesınavlarındauygulanan katsayıya ilişkin düzenleme yer alıyor.

Teklif, Rize Üniversitesinin adının ”Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi”, Kayseri Abdullah Gül Üniversitesinin adının ise ”Abdullah Gül Üniversitesi” olarak değiştirilmesi, ayrıca FATİH Projesi ile ilgili düzenlemeleri de kapsıyor.

Teklif, perşembe günü komisyonda, haftaya ise Genel Kurulda görüşülecek

Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını öngören yasa teklifinin, kısa sürede yasalaşması planlanıyor.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ve bazı milletvekillerinin, İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa teklifi, 23 Şubat Perşembe günü TBMM Milli Eğitim,Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşülecek.

Teklifin,  gelecek hafta TBMM Genel Kurulunda ele alınarak yasalaştırılması planlanıyor.

AK Parti Grup başkanvekilleri tarafından verilen yasa teklifiyle, zorunlu eğitim 12 yıla çıkarılıyor, ”kesintisiz eğitim” uygulamasına son veriliyor.

AK Parti Grup başkanvekilleri Nurettin Canikli, Ahmet Aydın, Mahir Ünal, Mustafa Elitaş ve Ayşe Nur Bahçekapılı imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan teklif, İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapıyor. İlköğretim okullarının kademeleri; 4 yıl süreli ilköğretim birinci kademe, 4 yıl süreli ilköğretim ikinci kademe olarak yeniden düzenleniyor.

Teklife göre, ilköğretim kurumlarının toplam eğitim süresi 8 yıl olacak. ”Bu okullarda kesintisiz eğitim yapılır” ifadesi, kanundan çıkarılıyor.

Bu kurumlar, ilköğretim birinci kademe ve ilköğretim ikinci kademe okullarından oluşacak. İlköğretim birinci ve ikinci kademe okulları bağımsız okullar halinde kurulabileceği gibi imkan ve şartlara göre birlikte de kurulabilecek.

İlköğretim 6-14 yaş grubundaki çocukların eğitimi ve öğretimini kapsayacak, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunlu ve Devlet okullarında parasız olacak.

Yasanın yayımı tarihinde ilköğretim kurumlarının 5, 6, 7 ve 8. sınıflarında eğitim görenler, eğitimlerini bu kurumlarda tamamlayacak.

Teklifle, 12 yıllık zorunlu eğitim uygulamasının başlangıç tarihi Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek. 12 yıllık zorunlu eğitim uygulamasına geçilinceye kadar ilköğretim ikinci kademesini tamamlayanlara ilköğretim diploması verilecek.

Mecburi ilköğretim çağı 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsayacak. Bu çağ, çocuğun 6 yaşını bitirdiği yılın eylül ayı sonunda başlayıp, 14 yaşını bitirip 15 yaşına girdiği yılın öğretim yılı sonunda bitecek.

İlköğretim birinci kademesinin son ders yılında öğrencilere; ikinci kademede devam edebilecekleri, ikinci kademenin son ders yılında da ortaöğretimde devam edebilecekleri ”okul ve programların hangi mesleklerin yolunu açabileceği ve bu mesleklerin kendilerine sağlayacağı yaşam standardı” konusunda tanıtıcı bilgiler verilecek. Bununla ilgili gerekli çalışmalar yapılacak.

-Bağımsız okullar olarak kurulacak-

İlköğretim kurumlarının toplam eğitim süresi 8 yıl olacak. Yasadaki ”kesintisiz” ibaresi çıkarılıyor. İlköğretim kurumları, 4 yıl süreli ilköğretim birinci kademe okulları ile 4 yıl süreli ilköğretim ikinci kademe okullarından oluşur. İkinci kademe ilköğretim okulları, ortaöğretim programlarıyla ilişkilendirilecek. Hangi programlar için ilköğretim ikinci kademe okullarının oluşturulacağı Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

İlköğretim kurumlarının ilköğretim birinci kademe ve ilköğretim ikinci kademe okullar olarak bağımsız okullar halinde kurulması esas olacak. Ancak imkan ve şartlara göre ilköğretim birinci ve ikinci kademe okulları birlikte de kurulabilecek.

Nüfusun az ve dağınık olduğu yerlerde, köyler gruplaştırılarak merkezi durumda olan köylerde ilköğretim birinci ve ikinci kademe okulları ve bunlara bağlı pansiyonlar, gruplaştırmanın mümkün olmadığı yerlerde yatılı ilköğretim bölge birinci ve ikinci kademe okulları kurulacak.

Ortaöğretim kurumları, ilköğretim kurumlarından sonra 4 yıllık zorunlu öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumları olarak tanımlanıyor. Bu okulları bitirenlere ortaöğretim diploması verilecek.

Düzenlemede belirtilen ilköğretim birinci kademe sonrasında hangi programların açık öğretimle ilişkilendirileceği ve zorunlu eğitim kapsamına alınacağı Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek.

Yasadaki, ”ilköğretim okulu” ibaresi, ”ilköğretim birinci kademe” şeklinde değiştiriliyor.

Çırak olabilmek için ”14 yaşını doldurmuş, en az ilköğretim okulu mezunu olmak” şartı da değiştiriliyor. Çırak olabilmek için 11 yaşını doldurmak ve ilköğretim birinci kademeden mezun olmak şartı getiriliyor.

-Katsayı-

Teklifle, üniversiteye girişteki katsayı uygulamasına ilişkin düzenleme de yapılıyor. Buna göre, Yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemleri, imkan ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, YÖK tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak.

Yükseköğretim kurumlarına, esasları YÖK tarafından belirlenen merkezi sınavlarla girilecek. Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında adayların ortaöğretim başarıları dikkate alınacak. Ortaöğretim bitirme başarı notları en küçüğü 100, en büyüğü 500 olmak üzere ortaöğretim başarı puanına dönüştürülecek. Ortaöğretim başarı puanının yüzde 12’si yerleştirme puanı hesaplanırken merkezi sınavdan alınan puana eklenecek.

Ortaöğretim kurumlarını birincilikle bitiren adaylar için mevcut kontenjanların yanı sıra YÖK kararı ile ayrı kontenjanlar belirlenebilecek.

Kişinin üniversitede, ortaöğretim kurumundan mezun olduğu meslek dalıyla aynı bölüme yerleşmesi halinde ortaöğretim puanına ek olarak, ortaöğretim puanının yüzde 6’sı yerleştirme puanına eklenecek.

Mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarından mezun olan öğrenciler, bitirdikleri programın devamı niteliğinde veya bunlara en yakın olan mesleki ve teknik önlisans yükseköğretim programlarına sınavsız olarak yerleştirilebilecek. Bu öğrencilerin yerleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar Milli Eğitim Bakanlığının görüşü üzerine YÖK tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Önlisans mezunları için, ilişkili lisans programlarında belirlenmiş kontenjanın yüzde 10’unu geçmeyecek şekilde YÖK kararı ile her yıl dikey geçiş kontenjanı ayrılabilecek.

Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurtdışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları YÖK tarafından belirlenecek. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri YÖK tarafından yapılacak.

YÖK tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre, belli sanat ve spor dallarında üstün kabiliyetli olduğu tespit edilen öğrenciler ile TÜBİTAK tarafından tespit edilen uluslararası bilimsel yarışmalarda ödül kazanan öğrenciler, ilgili dallarda eğitim yapmak kaydıyla yükseköğretim kurumlarına yerleştirilebilecek.

-FATİH Projesi-

Teklifle, Rize Üniversitesinin adı ”Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi”, Kayseri Abdullah Gül üniversitesinin adı ise ”Abdullah Gül Üniversitesi” şeklinde değiştiriliyor.

Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından 2015 yılı sonuna kadar yapılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işleri, Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmayacak.

Bu madde uyarınca yapılacak alımlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun görüşü alınarak Milli Eğitim Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenlenecek.

FATİH Projesi kapsamında MEB’e bağlı okullara internet erişim hizmetleri ve ağ altyapısının sağlanması için MEB ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca 2015 yılı sonuna kadar yapılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde üst yöneticinin onayıyla 15 yıla kadar gelecek yıllara yaygın yüklenmelere girişilebilecek.

BDDK ve TMSF Kurulu ile Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun başkan ve üyeleri, görev süreleri dolduktan sonra tekrar seçilebilmelerine ve atanmalarına imkan sağlanıyor.

AK Parti Grup Başkanvekillerinin TBMM Başkanlığına sunduğu, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını öngören kanun teklifinin gerekçesinde, zorunlu eğitimin kesintisiz gerçekleştirilmesinin, sağlıklı ve verimli bir eğitim ortamının oluşturulması adına ciddi sorunlara neden olduğu belirtildi.

Gerekçede, eğitim sistemleri üzerinde reform niteliğinde düzenlemeler yapan ülkelerin, sadece belli bir zaman diliminde, belli bir kesimi ilgilendiren bir karar vermediği, bir anlamda bütün toplumsal gelişim alanlarının geleceğini tayin ettiği kaydedildi.

Okul öncesinden ilk ve orta öğretimin bitimine kadar geçen sürenin yaş grupları, okul aşamaları ve müfredat yapısı açısından sağlıklı planlanması gerektiği ifade edilen gerekçede, öğrencinin yaş grupları itibarıyla gelişim özellikleri ve ihtiyaçları ile uyumlu olmayan bir ilk ve ortaöğrenim yapısının umulan sonuçları vermeyeceği vurgulandı.

Bu nedenle özellikle temel öğretim aşamasının doğru kurgulanmasının büyük önem taşıdığı belirtilen gerekçede, şunlar kaydedildi:

”Öğrencinin okuma-yazma ile sayısal düşünme ve çözüm yetenekleri açısından ilk adımları attığı, toplumsal hayata ilişkin bilgileri ana hatlarıyla kavradığı, ailesi, milleti ve ülkesine karşı temel değerleri özümsediği, çeşitli alanlardaki bilgisini oluşturmaya başladığı bu dönem, esasında öğrenim hayatının başarısının anahtarıdır.

Milli Eğitim Temel Kanununda getirilen değişiklikler sonucunda zorunlu eğitim süresinin 8 yıla çıkarılması, ülkemizde eğitim düzeyinin yükseltilmesi adına önemli bir atılım olmakla birlikte, aynı değişiklikler çerçevesinde söz konusu zorunlu eğitimin kesintisiz gerçekleştirilmesi, sağlıklı ve verimli bir eğitim ortamının oluşturulması adına ciddi sorunlara neden olmuş ve olmaktadır.

Çağdaş ve gelişmiş ülkelerin eğitim alanındaki deneyim ve uygulamaları incelendiğinde, ülkemizde olduğu gibi 6 yaşından 14 yaşına kadar geçen temel eğitim sürecini tek bir aşamada düzenlemek yerine, öğrencilerin yaş grupları ve fiziksel özellikleri temelinde bir kademelendirmenin tercih edildiği görülmektedir.”

-”Köy okulları işlevsiz kaldı”-

ABD, İngiltere ve Fransa’dan örneklerin verildiği gerekçede, ”Gelişmiş ülkelerin 6-14 yaşlarını tek bir eğitim kademesinde yapılandırmayı neden tercih etmedikleri, ülkemizin bu noktada yaşadığı sıkıntı ve sorunlara bakılarak kolayca anlaşılabilir” denildi.

Türkiye’de özellikle kırsal kesimde kesintisiz eğitim nedeniyle pek çok köy okulunun işlevsiz kaldığı, özellikle kırsal bölgelerdeki ailelerin, küçük kızlarını bu şartlarda okula gönderme konusunda ciddi şikayetleri olduğuna işaret edildi.

Kesintisiz eğitimin, mesleki eğitime de darbe vurduğu belirtilen gerekçede, AB ülkelerinde ortaöğretim içerisinde mesleki eğitim oranının yüzde 60’larda, Türkiye’de ise henüz yüzde 44’lerde olduğu kaydedildi.

Gerekçede, şu ifadelere yer verildi:

”Kanun teklifi ile zorunlu eğitimin, uluslararası örnekler ile bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu esaslar ışığında kademeli bir yapıya kavuşturulması amaçlanmaktadır.

Mesleki eğitimin her halükarda desteklenmesi ve geliştirilmesi günlük siyasi bir tercih olmayıp açık bir devlet politikasıdır. Farklı katsayı uygulamasının mesleki ve teknik ortaöğretime negatif etkileri somut olarak ortaya konmuştur. Mesleki eğitimin desteklenmesi, geliştirilmesi ve özendirilmesi için de katsayı farklılaştırılmasının kaldırılması gereklidir. Bu nedenle, kanun teklifinde katsayı farklılığının giderilmesi göz önünde tutularak, öğrencilerin ortaöğretimi bitirme başarı notlarının en küçüğü 100, en büyüğü 500 olmak üzere ortaöğretim başarı puanına dönüştürülmesi ve bu puanının yüzde 12’sinin yerleştirme puanı hesaplanırken merkezi yerleştirme sınavından alınan puana eklenmesi önerilmektedir.

Teklifte, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan öğrencilerin bitirdikleri programın devamı niteliğinde veya bunlara en yakın olan önlisans programlarına sınavsız olarak yerleştirilebilmesine, yine bir mesleğe yönelik program uygulayan ortaöğretim kurumlarının mezunlarına ek puan verilmesine, önlisans mezunları için ilişkili lisans programlarında belirlenmiş kontenjanın yüzde 10’unu geçmeyecek şekilde kontenjan ayrılabilmesine imkan tanınmıştır.”

AA

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir